Bu multilock otomatik olarak Teleport noktaya 3 önayarlarını her bızdık saniye kullanılır. I Uygulamada örneğin biz orcs of valley gibi davranırlar. Bu orcs siyahlar tarafından ilk hedef koordinatlarını yazabilir gelen ikinci ezoterik bu persecutors ve 20 saniye ile üçüncü. Çünkü her üç hedef yapan tüm cep kilidi bu 3 yerlerin Şimdi sayfa teletrasportera her 20 saniye sonra tıklatabilir ‘3 kat daha fazla expare çok mafya olarak kalır exp üçlü bir autoattack . (Bir robot HP) lock2 yapabilirsiniz ‘maç Multilock gerekir. not : Çeviri google translate ile yapılmıştır.
Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 553x365 ve 41KB ) Buraya Tıklayın
Günlerdir süren Azerbaycan-Türkiye arası açılma durumu Türkiye
Başbakanının Ülkemize gitmesinden sonra düzelmeye başladı Türkiye Ermenistan sınırının açılması durumunda neler kaybedeceğini anladı ve pahalıya mal olacağından vazgeçti Abdullah gül ve Ali Babacanın hainliği tarafı böylece ortalğıa çıkıt çünkü kanlarında ermeni kanı olduğundan kardeş ülkeleri karşı karşıya getirmyey başlamıştı ama sona erdi
Ama bence bu olaydan en çok Türkiye kaybetti ve devam edecektir çünkü bu olay gerçekten kötü olaydır
mrb azerbaycanlı kardeşlerim obamanın gelmesinden beri türkiye ile azerbaycan arasında dostluk {sahteymiş] sonlandı ve bunun sebebi AKP VE DİĞERLERİ ALİ BABACAN BAŞTA GELMEK ÜZERE EVET BEN ŞİMDİ türkiye AZERBAYCAN KARDEŞTİR kelimesinden gıcık duyuyorum ve kullanmasın kimse başta türkiye cumhuriyeti başkanı olmak üzere utanmazlar arsızlar
GEÇEN GÜN 18.NİSAN 2009 TARHİNDE ALİ BABACAN İLEERMENİ P İÇLERİNİN BAKANLARI TOPLANMIŞ VE GÖRÜŞME YAPMIŞLAR BUNUN ÜZERE AZERBAYCAN bakanlarından bir temsilci görüşmek istemiş ali babacan ile ŞEREFSİZ KÖPEK ALİ BABACAN BUNUN ÜZERE TEMSİLCİYİ KABUL ETMEMİŞ VE YOLLAMIŞLAR VE ERMENİ PİÇLERİ DALGA KONUSU YAPAMYA BAŞLAYIP GÜLMÜŞLER ERMENİ TOHUMLARI
ARTIK GELECEK DÖNEMLERDE TEK BAŞINAYIZ KESİNLİKLE yanımızda TÜRKİYE BİR DEVLET YOKTUR
Arkadaşlar öncelikle merabalar obama kimdir herkes onu kurtarıcı gibi görüyor dünyaya barış getireceğine inanılıyor ben amerika başkalık seçiminde kesinlikle mc.caini destekledim obama herkes tarafından beğenilmiş soyu babası müslüman diye bütün müslümanların sevgisini kazanmış inanılmıştır. evet ben bu yazıyı yazarken obama yeni seçilmişti
Dünyanın başına bela olacak amerikan başkanı ve ajanıdır niye başkan oldu hiç bugüne kadar afrika kökenli başkan oldu amerika tarihinde hayır kesinlikle AMERİKANIN AMACI VE ÖRGÜTLERİ ANAYASALARINA GÖRE DAVRANMAKTADIR
ONLARIN DÜNYAYA YAPMAK İSTEDİKLERİ ÇOK PİS PLANLARI VARDIR.
AMAÇLARI DÜNYAYA BARIŞ amacı ile yola çıkıp bütün AFRİKA ülkelerinin sevgisini ve güvenini kazanmaktı eminimki yapacağı başkanlık dönemince bütün afrikayı ziyaret edip bütün müslüman ülkelerinin güvenini kazanacaktır. evet konumuza dönelim bütün afrikayı barış amaıyla girip ülkeleri ve oradaki uranyum petrol altın gibi bütün hazinelerini kısım kısım almaya yöneliktir IRAKA GİRME AMAÇLARI GİZLİ ATOM BOMBALARI MIYDI SANIYORSUNUZ HATIR KESİNLİKLE DEĞİLDİR ONLARIN AMACI ÜLKEYİ KENDİSİNE BAĞLAMAKTIR IRAKI BÖLÜM BÖLÜM BÖLÜYORLAR YABANCI ÜLKELERLE MASAYA OTURUP EL ELEKTRİK BÖLÜMÜNÜ HOLLANDAYA YOLLARI FRANSAYA SULARI İTALYAYA VERMEKTEDİR PEKİ BUNLARI IRAK NASIL ÖDEYECEK TABİİKİİ PETROLLERİNİ KULLANARAK ALMATIR BUNLARI YASAL YOLLARLA DÜNYAYA BAKIN BİZ YANLIŞLIKLA GİRDİK BİZ ÖZÜR DİLERİZ GİBİ LAFLAR SÖYLEYEREK ÜLKETİ DİĞER İŞGALCİLERLE BÖLÜP KOLLARINI SALLAYRAK GİDECEKTİR GİTTİKLERİ YERDEDE IRAĞI GÜÇSÜZ DİĞER ÜLKELERE VE ÖMÜRLÜK KENDİLERİNE BAĞLAMAKTIR. evet amerika işgalcidir obamanın başkanlık yapma amacı ise bakın amerika da eştlik var bunun babası müslüman afrikayı sever bizi kullanmaz bizi bölmez bize özgürlük demokrasi getirir diye getirip giderken ise elleri dolu ülkeyi karıştıp insanları birbirine kırdırıp kardeşi kardeşe öldürüp gitmektir işte
AMERİKANIN AMACI BUDUR VE BU AMAÇ IRAKTA GÜZELCE İŞLEMEKTEDİR.
Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars'ta Ağrı'da Van'da Erzurum'da da ataları oynamıştı.Onlardan duymuşlardı.
Karnı burnunda zavallı bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı...Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı :-Akçik, manç?.. (Kızmı, oğlan mı?) -Akçik... (Kız) Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı.Kan b! ürülügözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi. -Tun şahetsar,ınger... (Sen kazandın, yoldaş) -Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana... (Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?) -Mayrigı bedge gişdatsine. (Annesi besleyecek elbette) Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı: -Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver) Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi.Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı: -Asixn ma/,çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek... (Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın...) Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa,başı da orta yere düşmüştü... Ermeniler zafer naraları! atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu. Bu iki olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 14 yıl önce yaşandı. Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir. Ajanslar,katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu. Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi. 26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi'nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366'ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar. 26 Şubat! gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler. ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı. Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, Sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce saçlarını,sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular. Peki neydi bu düşmanlık? Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı'nda 'Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün,öldürün' denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım. Dağlık Karabağ Bölgesi'nde bulunan Hocalı'ya, eski Sovyet İttifakı Silahlı kuvvetleri'ne ait 366.Alay'ın desteği ile Ermeni Sılahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur. Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış,geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır. Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı.! Fakat katliam sonrası Hocalı'ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı'da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu: 'Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim,ama Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz' Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti; Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996'da Ermenistan Başbakanı oldu. Karabağ'da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna,'Hocalı Katlia! mı' baş sorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu. Ermeniler Türk hamile kadınlarına tecavüz edip karnını hamile olduğu halde taş ile doldurup öldürmüşler ve küçük Türk kızlarına tecavüz edip öldürmüşlerdi. Ülkemizde sadece 1 ermeni öldürüldü diye yürüyüş yaptılar ve o kadar araştırdılar ama hiç bir insan kalkıp ta bu masum insanlara işkence edilip öldürüldükleri için yürüyüş yapmadı………….. Yazıklar olsun …
Türk ne demektir? Güneyde Himalaya dağları, kuzeyde Kuzey Buz Denizi, doğuda Kore Denizi, batıda Balkanlar’a kadar uzanan coğrafya ile Asya ve Avrupa kıtalarının yani Avrasya olarak adlandırdığımız karanın milyonlarca kilometre karelik topraklarında, son buzul çağının sona erdiği 12 bin yıl zaman derinliğinde yaşamış insanlar, meydana getirdikleri yazılı eserlerde kendilerini Türk olarak adlandırmışlar ve ortak dil olarak da Türkçe’yi kullanmışlardır. Bu insanlar neden kendilerine Türk demişlerdir? Türk kelimesi ne anlama gelmektedir? Bunu, eski Türkçe yazıt olan ve edebi bir dille yazılan Türkistan’daki Orhun Abidelerinden öğreniyoruz. Orhun Yazıtlarında şu ifade yer almaktadır……. “Türk Oğuz Beyleri, Kavmi, işitin..yukarıda gök basmasa (çökmedikce), aşağıda yer delinmese (delinmedikce) Türk Milleti ülkeni, töreni kim bozar”
Çin'de saklanan Türk Piramitleri [beyaz piramitler]
İlk insan mumyalama tekniğini mükemmel bir şekilde uygulayanlar Altay Türkleridir.(Mısır medeniyetinden yüzyıllarca önce) Uygur bölgesinde bulunan,Mısır piramitlerinden yüzyıllarca önce yapılan ve Mısır piramitlerinden daha yüksek/büyük olan piramitleri yapan Türklerdir.Çin hükümeti buraya girişi tamamı ile yasaklamıştır.Çünkü bu piramitlerin içinde proto-Türk yazılar mevcut.Arkeologların dahi girişine kati surette izin verilmiyor.Çünkü dünya tarihinin tekrar yazılması gerekebilir.
ORTA ASYADAKİ TÜRK PİRAMİTLERİ
Bugün çin sınırları içerisinde yer alan, xian şehrine 100 km uzaklıkta qin ling shan dağlarında Ön-Türk uygarlıklarından birisi tarafından inşa edilmiş, etrafında irili ufaklı 100 adet piramitle beraber, 300 metre yüksekliğinde bir piramit bulunmaktadır; BEYAZ PİRAMİT Beyaz Piramit’in ikinci dünya savaşı sırasında çin’e yardım malzemesi götüren bir C-54 uçağından çekilen fotoğrafı 1957 yılında ilk kez life dergisinde yayınlanmıştır. Bu piramitleri araştırmak üzere 1994 yılında şensi bölgesinde bir araştırma gezisi yapan alman bilim adamı hartwig hausdof kendi koleksiyonundan birkaç resmin halka açılmasına izin vermiştir. hausdorf’a göre piramitlerin yapım tarihi en az M.Ö. 2500’ler civarındadır. Bölge çin tarafından yasak bölge ilan edilmiş olduğundan dolayı piramitler içerisinde bulunan mısır medeniyetinden çok ileri bir teknikle mumyalanmış olan cesetler ve Ön-Türkçe yazıtlar üzerinde araştırma yapılamamaktadır.
Piramitlerin ebat,orijinal şekil ve büyüklükleri ,dikkat çekmemesi açısından çin hükümeti tarafından maksatlı olarak tahrip ve kamufle edilmiştir.Piramitlerin üst tarafları kesilmiş ve üstleri toprakla doldurulup, kamuflaj amacıyla ağaçlandırılmıştır .
Çin’deki Türk Mumyaları
Ceviz Kabuğu Progamın’a katılan (İzleyici telefonu) Halil Şıvgın (Eski “Sağlık Bakanı” demiş ki:
“1984 yılında ben Çin’i ziyaret ettim, Çin’i ziyaretim sırasında Turfan’a götürdüler. İlk defa Turfan’a giden Türk heyetinin mensubu olmakla da gerçekten gurur duyuyorum. Orada bizi gezdirirken mumya bulduklarını söylediler ve biz mumyaları gördük. O gördüğümüz mumyaların Mısır’daki mumyalardan çok farklı olduğunu ifade ettiler, yani teknoloji olarak, yapımı olarak Mısır’daki mumyaların önünde olduğunu.
Daha sonra aradan yıllar geçti, bir televizyon kanalında bu konun tartışılmakta olduğunu gördüm. Gerçekten bilimsel olarak, gidilmiş, Mısır mumyalarıyla Turfan’daki mumyalar arasında bir kıyaslama yapılıyor. Bu kıyaslamada, Turfan mumyalarının… …Ben orada kadın mumyaları gördüm, çocuk mumyaları gördüm, erkek mumyaları gördükm, fakrlı şeylerden. Ve o sırada, hatta bir tanesinde yeterince koruma yapılmamış, bozulmaya başlamılştı müzede gördük onları.
Bu mumyalardaki üstünlüğü bilim adamları ortaya koymaya başladılar. Bilim adamlarının ortaya koydukları bir gerçek var ki, ilk defa mumya kültürünün Türkler’den geliştiği ortaya çıkıyor. Bundan dolayı da ben şimdi iştirak ediyorum. Yani ben bilim adamı değilim, ama bizim bilim adamlarımınızın bu olayın üzerine ciddiyetle eğilmeleri gerekiyor. Eğer Mısır’daki mumya kültürü olduysa, var idiyse geçmişte, onun etrafında da bir kültürün olması lazım. Mısır’ın etrafında mumya kültürüyle ilgili herhangi bir şey yok. Afrika öbür taraf, bu tarafta da yine böyle bir kültür yok. Dolayısıyla, Orta Asya’dan o bölgeye giden Türkler’in varlığı söz konusu olabilir…”
Ben bir katkıda bulunmak istiyorum bu mumyalar konusunda Urumçi mumyalarını söz konusu etmiştir, tabii ki çok önemli. Bakın, buradaki Urumçi’de teşhir edilen mumyalardan ilk birincisi 44 yaşında ve Milattan önce 1000, yani günümüzden 3000 yıllık. Bir başkası gene 1600, en yaşlı olarak da işte bu “Lolan” denilen bayan mumyası var, Doğum’dan önce 2000 bu, yani 4000. Şimdi en büyük özellii iç organlarının çıkartılmamış olması. Başka ?.. Şu andaki mumyaların durumu Mısır mumyalarına nazaran çok daha iyi olması… İleri teknolojide bir mumyalama sistemi öyledir, uygulanmıştır. Dahası, bir mumyanın üzerinde ameliyat izi var, at kılıyla dikilmiş. Amerika doktorların tespiti, dünyada ilk ameliyat veya operasyonlardan bir tanesi olarak kabul ediliyor. Dahası var; burada kumaş ekose ve boyalı ve Doğum’dan önce 2000′i konuşuyoruz, günüzmüden 4000 sene öncesini konuşuyoruz.
Türk Bilim adamı Kazım MİRŞAN yaptığı araştırmalarda Ön-Türk uygarlıkları tarafından OT-OĞ olarak isimlendirilen Ön-Mısır’a M.Ö 3000 Yıllarında Doğu Anadolu’dan Isub-Ög yazısının gittiğini tespit etmiştir. Kazım MİRŞAN’ın bugüne kadar anlamı çözülemeyen 184 adet mısır hiyeroglifini Ön-Türkçe olarak okumuş olduğu ve mumyalama tekniklerinin yine M.Ö. 3000′li yıllarda Altaylarda geliştirildiği düşünülürse Piramit inşa teknolojisinin Eski Mısır’a Ön-Türk Uygarlıkları tarafından öğretildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Tüm İnsanlık tarihini değiştirerek; MEDENİYETİN ASIL YARATICISININ TÜRKLER OLDUĞU SONUCUNU DOĞURAN bu olağanüstü keşif batılı bilim adamları(!) tarafından ısrarla görmezlikten gelinmekte ve insanlığın bilgisinden daha uzun süre saklanması mümkün olmayan bu piramitleri başka bir uygarlığa mal etmeyi amaçlayan maksatlı çalışmalar yapılmaktadır
Roma uygarlığının temeli aslında Türk (Etrüks) uygarlığı mıdır?
Etrüskler
Etrüsk müzisyen, Triclinium'da bir mezardan, TarquiniaEtrüskler, İtalya'nın Tiber ile Arno nehirleri arasında yeralan Etruria bölgesinde yaşamış ve MÖ 6.yüzyıla dek varlığını sürdümüş bir halkın adı olup Eski Romalılar tarafından Etrusci veya Tusci adlarıyla tanımlanmışlardır. Etrüsk halkı ve kültürü zamanla Roma İmparatorluğu içinde erimiştir. Etrüskler İtalya’daki diğer kavimlerden çok daha ileri bir uygarlık düzeyindeydiler. Roma uygarlığının, mitolojisindeki ilahlardan, hukukundan yol yapım tekniklerine kadar, kökünü hemen hemen tümüyle Etrüsk uygarlığından almış olduğu günümüzde saptanmış durumdadır[kaynak belirtilmeli]. Etrüskler’in dini, Çiçero’nun değindiği gibi, vahyedilmiş bir dindi ve 12’li sistemi baz alan bir inisiyatik örgütlenmeleri vardı. Kendilerine ait özgün bir dile sahip olan Etrüskler, Yunanlılar tarafından Tyrrhenoi veya Tyrrsenoi adlarıyla bilinmişlerse de kendilerini Rasna veya Raśna olarak tanımlamışlardır. Roma kenti, Etrüsklerin hakimiyet bölgesinde kurulmuş olup Romalıların Veii kentini talan etmelerine dek (MÖ 396) kentin Etrüsklerin yönetiminde olduğu sanılmaktadır [kaynak belirtilmeli].
Yunan tarihçi Heredot'a göre Etrüskler Lidya'dan İtalya'ya göç etmişlerdir, bunun yanı sıra pek çok tarihçi de Etrüskler ile doğu uygarlıklarının adetleri arasında bağ kurmaktadır. Bu sebeplerden dolayı Etrüsklerin kökeninin Doğu uygarlıklarına dayandığını savunurlar [kaynak belirtilmeli].
MÖ 7-3 yüzyıllar arasında yaşamış Etrüsklere ait 80 iskeletten alınan DNA örnekleri Etrüsklerin genetiğinin bugünkü Anadolu Türkleri ile ilişkili olduğunu ispatlamış, Eski Yunan efsanelerinde de sıkça anlatıldığı gibi bu durum antik çağda Anadolu'dan İtalyan yarımadasına yapılan göçlerle açıklanmıştır. Konu başlıkları [gizle] 1 Etrüsk dili ve alfabesi 2 Etrüskler ile Türkler’in ortak bir kökeni olduğunu destekleyen bulgular 3 Göçün kaynağı 4 Bazı Etrüsk kentleri 5 Bazı Etrüsk yöneticileri 6 Ayrıca bakınız 7 Kaynakça 8 Dış bağlantılar
Etrüsk dili ve alfabesi [değiştir]Etrüsk sözlü dili günümüzde çözülmemiş bir dil olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Etrüsk yazısı da, alfabesi bilinmekle birlikte tam olarak çözülmemiş durumdadır. Bunun üç temel nedeni şunlardır:
A- Etrüskler’den günümüze bir kaç anıt ve Latin yazarları tarafından yapılan alıntılar dışında fazla yazılı eser kalmamıştır. Yazıtlar ise çok kısa olup çok az sayıda sözcük içermektedir. Etrüsk dilinde yazılı eserlerin bir kısmı grafitti halindedir; bir kısmı da, yalnızca ana baba, koca adını, çocuk sayısını bildiren mezar taşlarından ibarettir. İlginçtir ki, en uzun Etrüsk el yazması İtalya’da değil, Mısır’da, 19.yy’da İskenderiye’de bulunan bir Mısır mumyasının üzerindeki sargılarda bulunmuştur. Etrüsklerden yazılı eserlerin fazla kalmamış olması konusunda ise iki varsayım bulunmaktadır: Etrüsk toplumu ezoterik değerlere önem veren inisiyatik bir örgütlenme içindeydi, aktarım sözlü olarak yapılmaktaydı ve bir şey yazılması gerektiğinde yazılar ya da önemli yazılar yalnızca ezoterik tradisyonu sürdüren yazıcı rahipler tarafından yazılır ve saklanırdı. Her ezoterikekolde görüldüğü gibi onlar da gizliliğe ve bilgilerini gizlemeye önem vermişlerdi. Rene Guenon’un değindiği gibi, mevcudiyeti bilindiği halde Etrüskler’in ilhama dayalı gerçek din kitapları (-fal kitapları değil-) da bu yüzden halen keşfedilememiştir. Pagan sayılan Etrüsk metinleri kasıtlı ve sistemli olarak yok edildi. B- Çift dilli yazıtlara yeterince rastlanamamış olması. C- Etrüsk dilinin bir Hint-Avrupa dili olmaması ve eklemlemeli (agglutinant) bir dil olması nedeniyle Batılı dilbilimcilerce kolayca anlaşılamamış olması. Etrüsk dili Batılı bilim adamlarına bu yüzden tam bir muamma oluşturmuştur. (Diğer eklemlemeli dillerden bazıları, Türkçe, Moğolca, Fince, Macarca, birçok Kafkas (Abazca vs.) ve Ural dilleri, Hatti dili, Pelasg dili, Lidya dili, Maya dili, Kızılderili dilleri, Sümerce, Bask dili, Eskimo dili’dir.) Etrüsk dili 22 sesten oluşmaktadır ve Etrüsk alfabesi de, her herhangi bir sesi göstermeye yaramayan yabancı harfler hariç tutulursa, aslında 22 harfli bir alfabedir. Yani Etrüskler’in ilk alfabesi 22 harften oluşuyordu. Kimi Etrüsk yazıtları soldan sağa, kimi Etrüsk yazıtları ise sağdan sola doğru yazılmıştır. Etrüsk yazıtları üzerinde Amerikalı ve Avrupalı dilbilimcilerce sürdürülen çalışmalar bu dildeki sözcüklerin çok büyük bir kısmının Fin-Ugor, Macar, Sümer ve Türk dillerinde de bulunduğunu ortaya koymuştur. Türkoloji araştırmacıları Etrüskler’in yazılarında rastlanan harflerin Proto-Türkler’e ait runik yazıdaki (tamga yazısı) işaretler olduğunu ileri sürmüşlerse de bu görüş Batılı dilbilimcilerce –şimdilik- pek rağbet görmemektedir. (işlerine gelmeyince rağbet etmezler hiç yadırgamadım)
Etrüskler ile Türkler’in ortak bir kökeni olduğunu destekleyen bulgular Soyunu kurta dayandıran halklar yalnızca Türkler, Moğollar ve Etrüsklerdir. Etrüsk dilindeki ve Türkçe’deki sözcük benzerlikleri.Dil benzerliğiKültür ve GramerRunik Yazı Ölümle ilgili adetlerdeki benzerlikler. Etrüsk iskeletleri üzerinde ve Anadolu’da yapılan DNA testlerinin sonuçları.Wikipedia-frthe similarity between the Etruscan and Turkish gene Örneklerine yalnızca Anadolu’da rastlanan kulplu kazan gibi metalurji örneklerinin Etrüskler’de de görülmesi Etrüskçe’nin Türkçe gibi eklemlemeli (agglutinant) bir dil olması Etrüsk yazısında kullanılan birçok yazı karakterinin Orta-Asya’da ve Doğu Anadolu’da rastlanan Proto-Türkler’e ait runik yazıdaki karakterlere eş olması.
__________________ Türkler muhakkak ki Avrupa tarihinin ve yakın Asya tarihinin bildiği en halis efendi millettir.Comenius (Çek Bilgini)
Yoksa İtalyanlar aslen Türk mü?
Türklere 'barbar' diyen İtalyanların ataları Etrüskler'in DNA yapıları Türklerinkiyle yüzde 97 uyumlu çıktı. Sanat tarihçisi Haluk Tarcan ise çalışmaları ile alfabelerinin de Türk kökenli olduğunu kanıtladı.
Efsanelerdeki kurt Etrüskler'in destanlarında dişi bozkurt R. Asena var. Türklerin Orta Asya'dan çıkış efsanesinde de kurt bulunur. Ölüler ilk kez İtalya'da Etrüsk döneminde yakılmaya başlandı. Bu da Türklerin ateş kültünde önemli yer tutar.
Haluk Tarcan "Etrüskler'in DNA yapısından sonra, diliyle ve yazılarıyla da Türk oldukları ortaya çıktı. MÖ 8000'li yıllarda İtalya Alpleri'nden bu topraklara gelen Etrüskler'in Türk olduklarıyla ilgili herhangi bir şüphe kalmadı."
İtalyanların ataları Türkler miydi? Türklere barbar diyen İtalyanlar şokta! Çünkü İtalyanların DNA'larının Türklerle yüzde 97 aynı özelliklere sahip olduğu kanıtlandı. Şimdi de İtalyanların ataları Etrüsklerin alfabelerinin Türkçe olduğu iddia ediliyor.
Türklerle İtalyanların gerek fiziksel, gerekse karakter özellikleriyle birbirlerine çok benzedikleri hep konuşulur. Hatta Akdenizli bu iki ülkenin insanları hiç tanışmasalar da 40 yıllık dost gibidir. İlginçtir ki, İtalyan bilim çevreleri de son yıllarda atalarının Türk olup olmadığı yolundaki tartışmalarla çalkalanıyor. Tartışmaların ortasında ise Ön Türkler sınıfında yer alan Etrüskler yer alıyor. İtalya'nın en eski kültürünü oluşturan Etrüskler'in, MÖ 1000 yıllarında Avusturya Alpleri'nden Siena, Napoli ve Roma'ya kadar indikleri biliniyor. Parlak bir uygarlık oluşturduktan sonra ise MÖ 3. yüzyılda tarih sahnesinden siliniyorlar. Floransa'dan Napoli'ye kadar olan bölgeye de Etrürya deniliyor. Bu bölgede yaşayanlar kendilerinin Etrüsk olduklarını söylerken, Etrüskler, tarihin en gizemli kavimlerinden biri olarak sayıldığından, kökenleri konusundaki tartışmaların sonu gelmek bilmiyordu.
'EYVAH TÜRKLER GELİYOR...' Etrüskler'e ait ilk yazılı belgeler 1780'de bulundu. Ancak Etrüskler'in hangi ırkı temsil ettiği eldeki tüm arkeolojik yazıtlara rağmen bir sırdı. Çünkü Latin harflerinin tıpa tıp benzeri olan harflerle yazılan Etrüsk yazılarını, hiçbir Batılı araştırmacı çözümleyememişti. Bu konuda araştırmalar yapan Toscana Üniversitesi, antik Etrüsk mezarlarındaki iskeletlerden DNA örnekleri alarak inceledi. Dünyadaki çeşitli ırklarla karşılaştırdı. Etrüskler'in DNA'sı Türklerinki ile yüzde 97 uyumlu çıktı. Yüzyıllardır Türkler için 'Barbar' diyen, hatta "Eyvah Türkler geliyor," sloganını ilk kez telafuz eden İtalyanlar, bu araştırmanın sonucu karşısında büyük bir şok yaşadılar. İtalyan bilim çevrelerinde bu konu büyük tartışmalara yol açarken, sanat tarihçisi ve etnolog Haluk Tarcan da dil bilimi ve arkeolojik kanıtları ortaya koyarak İtalyanların atalarının Türkler olduğunu iddia etti. Ön Türkler olarak bilinen Etrüskler'in, yaptığı araştırmalar sonucunda 'İtalyanların atası' olduğunu ispatladığını iddia eden Tarcan, bu konuda bir de kitap yayımladı. Kökenindeki Ön Türk Kültürünü Bilmeyen Avrupa Birliği adlı kitapta, İtalya'daki arkeolojik kazılarda ortaya çıkan yazıların Türkçe olduğu ileri sürülüyor. Yani Türkçe konuşup yazan Etrüskler'in DNA yapısından sonra, diliyle ve yazılarıyla da Türk oldukları iddia ediliyor.
ÇEYREK ASIRLIK ARAŞTIRMA Fransa'daki Centre National de la Recherche Scientifique (Bilimsel Ulusal Araştırma Merkezi) ile Sorbonne Üniversitesi'nde araştırmalar yapan Tarcan, 1962'den, yani neredeyse çeyrek asırdan beri Ön Türkler'le ilgili araştırmalar yapıyor. Tarcan, Etrüskler'le ilgili olarak Kazak araştırmacı Kazım Mirşan'ın eserlerinden de faydalandı. Mirşan'ın 42 eserini okuyan ve yazılanlarla arkeolojik kazılarda ortaya çıkanları karşılaştıran Tarcan, "Eğer Orta Asya'da konuşulan Türkçe'yi bilmezseniz Etrüsk dilini çözemezsiniz. Orada tam 39 farklı lehçe var. Avrupalı araştırmacılar bu nedenle yıllarca Etrüsk yazılarını okuyamadılar. Çünkü Latin harfleri gibi okumaya kalktılar. Biz bulunan yazılı eserleri çözümledik. Türkçe karşılıklarını bulduk," diyor.
İki toplum arasındaki kültürel benzerlikler * Türkler yaptıkları forumla bir bey seçip ölülerini yakarlar. Ruh tanrıya atılır, gönderilir. Ruh tanrıya gidecek ölümsüzlüğe kavuşacaktır. Sonra yeryüzüne yeniden gelecektir. Ölümsüzlük Türkler'de mevcuttur.
* Ölüler ilk kez İtalya'da Etrüskler döneminde yakılmaya başlandı. Bu da Türklerin ateş kültünde önemli yer tutar.
* Villa Nova'da bulunan bir seramikte 'at-ata', 'Qağan' (Kağan) sözcüklerine rastlanıldı.
* Etrüskler, Roma uygarlığının temelini attılar. Bugün bile kullanılan şehir kanalizasyon sistemini kurdular.
* Etrüskler'in de destanlarında dişi bozkurt R. Asena var. Türklerin Orta Asya'dan çıkış efsanesinde de 'kurt' vardır.
* Roma Vulci mezarlığında bulunan yazıtlara göre Roma hukuku Etrüskler'e dayanıyor.
* Roma'daki 'forum' da Ön-Türkler'deki gibidir. Türkler kendilerinin Tanrı'dan geldiklerini kabul ederler. Aralarından bir 'buğ' seçerek bu forumları düzenlerler. Romalılar da bunu devam ettirdiler.
Alfabeleri Türk Kitabı şu an İngilizce'ye çevirilen Haluk Tarcan, kitabın Fransızca'ya da çevrilmesi için bilim çevrelerinden istek geldiğini belirtiyor. Tarcan, Etrüskleri şöyle anlatıyor: "Etrüskler üstün bir kültüre sahipti. Artık kendisine Etrüsk diyenler Türk köklerine sahip olduklarından emin olabilir. 1780'de Etrüskler ilk kez keşfedildiğinde Avrupa bilim çevreleri 'Kültürümüzün kökenini bulduk,' diye bayram etti. Ancak bu dili okuyamadılar. Türkçe'yi ise akıllarına getirmediler. Çünkü onlara göre 'barbar' olan bir ırkın devamı olmaları imkânsızdı." Etrüsklerin dilinde yer alan Oququ-Pult okuma işaretleri bir 'dizi'yi, yani alfabeyi gösteriyor. Etrüskler'de MÖ 700 yılına ait fildişinden yapılmış bir yazı tahtasının üst kenarında Marsiliana denilen Oququ-Pult var. Bu bir damga yazısı. Sağdan sola yazılıp, okunuyor. Avrupalılar bu şekilleri Latin alfabesiyle A-B-C gibi okumuşlardır. Halbuki Ön Türkçe'de harf yoktur 'damga' vardır. Her damga ayrı bir kavramı ifade eder. Avrupalılar bu yazıyı okuyamadığı için 'ölü bir kültüre ait' olduğunu söylediler ve konuyu kapattılar. Tarcan, Marsiliana yazı tahtasını örnek göstererek "Latin alfabesi aslında Türkçe'dir, yani Etrüsk alfabesidir," diyor.
Roma hukuku Etrüskler'den Roma Vulci mezarlığında bulunan bir lahitte Roma hukukuna temel olan bilgiler yer alıyor. Bir başka duvar resminde de Roma'daki demokrasinin varlığı anlatılıyor. Haluk Tarcan, Türkler'deki meclis ve karar verme organlarının bu levhalarda da bulunduğunu dile getiriyor. Mecliste reisin yanında karısının olmasını da önemli bir işaret sayıyor.
Atatürk'ünde yakından ilgilendiği kayıp kıta MU
Mu,yani Güneş İmparatorluğu; eski çağlardan günümüze ulaşan tabletlere göre ilk insanın da anavatanı olduğu,Pasifik Okyanusu'nda,Asya ve Amerika kıtalarının ve Avustralya'nın iki katı büyüklüğünde ve günümüzden yaklaşık 12.000 yıl önce şiddetli yer sarsıntıları sonucu battığı sanılan hipotetik kıta.
Ezoterik kaynaklara göre İnsanoğlunun ana vatanı (dünyanın en eski yerleşim merkezi), din, mitoloji, efsane, destan ve sembollerin doğduğu yer. Yine aynı kaynaklara göre, bu kıta yaklaşık 70.000 yıl önce üzerinde yaşayan 64 milyon insanla birlikte sulara gömülerek yok olmuştur.Bazı araştırmacı bilim adamları dünyanın çeşitli bölgelerinde bulunmuş olan tabletlerdeki yazı ve sembollerin ezoterik bilgileri kanıtlar nitelikte olduğunu ileri sürmektedirler.
Güneş İmparatorluğu'nun Mu dilindeki adının U-luum-il şeklindeki bileşik kelimeden türeyen bir isim olup:Arazi,İl,Kudret,Devlet anlamına geldiği ifade edilmektedir.
Mu'nun Yeri
Günümüzde bu bölgede yer alan ada ve adacıklar bu kıtadan arta kalanlardır. İşin ilginç tarafı on iki bin yılın bu medeniyetin batış tarihi olması, bu medeniyetin başlangıcının çok daha eskilere dayandığını göstermektedir. Ayrıca bu medeniyetin Atlantis Medeniyetinden önce ve Atlantis'in bu medeniyetin mirasçısı olduğu söylenmektedir.
Churchward ve Niven'in bulguları, Mu kıtasının bugünkü Pasifik okyanusunun oldukça büyük bir bölümünü kapladığını, Hawaii, Haiti, Fiji, Paskalya adaları ile diğer Polonezya adalarının bu batık kıtadan artakalan parçalar olduklarını ortaya koydu.Churchward'a göre Mu kıtası, doğudan batıya 8 bin kilometre, kuzeyden güneye de 5 bin kilometre uzunluğunda dev bir ada kıtaydı. Naacal tabletleri bu kıtanın, uygarlığın beşiği olduğunu öne sürmektedir. Yaklaşık 70.000 yıllık bir uygarlık geçmişine sahip olan Mu; zaman içerisinde tüm dünyada birçok koloniler ve büyük imparatorluklar oluşturmuştur.
Mu'da İnanç Tüm insanlar büyük bir uyum içerisinde ve tek tanrı inancı ile yaşamaktaydı. Tanrının tek olduğu güneş sembolü ile ifade edilmekteydi ve bu dildeki adı Ra idi. Onun için Mu uygarlığına Güneş İmparatorluğu da denilmekteydi. Rahip-kral olarak görev yapan liderlerine Ra-Mu, bilim adamı da olan rahiplerine Naacal denilmekteydi. Ra adının daha sonra Maya ve Mısır dillerinde de aynı anlamda kullanıldığını görürüz.
Churcward'ın Kaynakları Churcward'ın kaynakları, Batı Tibet'te bir mabette, bu mabedin başrahibi tarafından kendisine verilen Naacal Tabletleri ile, Amerikalı Jeolog William Niven'in 1921–23 yılları arasında Meksika'da ortaya çıkardığı tabletler olmuştur.Bu taş tabletler 15.000 yıl önce yazılmıştı.
Ingiliz Albay James Churcward Hindistan'daki tabletleri Tahsin Bey'e bilgi olarak sundu. Bunlar da kayip Mu Kıtasi ile ilgiliydi. Ve Churcward 50 yıl çalısmıst bu tabletleri çözebilmek için. Bu konuda 5 kitap yayınlamış bir uzmandi.
Bu tabletler daha ziyade resimlere benzeyen bir yazı stili kullanılmıştır. Adı geçen Rahip, İngiliz Albaya bu tabletleri okuyup anlaması için Sanskritçe öğrenmesi gerektiğini, bunun da yeterli olmayacağını ve eski bir dil olan Naga-Maya dilini de öğrenmesi gerektiğini söyler. Naga-Maya dilini bu rahip bilmektedir ve Churchward, Rahipten bu dili öğrenmekle işe başlar. Neticede bu dilleri öğrenir ve tabletlerdeki yazıları büyük oranda çözer. Albay bu tabletleri çözmek için çok zaman harcar. Daha ziyade emekliliğinden sonra çalışmalarını bu alana teksif eder. Ancak yazıların bazı yerleri deforme olmuş, bazı tabletler de kaybolmuştur. Bunun için metinlerde anlam bütünlüğü bozulmaktadır.
1.Yukatan'da hazirlanmis eski bir Maya kitabi olan 'Troano El Yazması'. Bugün British Museum'da bulunmaktadir.
2.Troano El Yazmasiyla ayni yaşta olan bir baska Maya kitabi 'Cortesianus Kodeksi'dir. Bugün Madrid Ulusal Müzesi'nde bulunmaktadir.
3.Paul Schlieman tarafından Tibet'te bir Budist tapınağında bulunan 'Lhasan Belgesi'.
4.Yukatan'da Mu Kıtası anısına inşa edilmiş Uxmal Tapınağı'ndaki Yazıtlar yaklaşık 12.000 yıllıktır. Bu tapınakta:
Geldigimiz yer olan Bati ülkelerinin anisini korumak için insa edilmistir, diye kabartma yazılar bulunmaktadir.
5.Meksiko şehrinin 96 km güneybatisinda yer alan 'Ksochicalo Piramiti Yazıtları'. Bu piramit, üzerindeki kabartma yazilara göre;
Batı ülkelerinin yıkımının anısına insa edilmistir.
6.Dr. Niven'in Alaska'da buldugu Mu Kıtası sembolleriyle islenmis bir totempol.
7.Eflatun'un Timeus ve Critias adli eserinde batik kitaya dair su sözler geçer:
1882'de Edirne'de doğan Tahsin Mayatepek'in babası Afyonlu Kara Ömer Vehbi Paşa, annesi Boşnak Gülsün Hanım'dı. Aile o zamanlar Sarhoşoğulları olarak anılıyordu (bugün Mayatepek). Tahsin Mayatepek babaları gibi asker olan iki kardeşinin, aksine tarihçi ve diplomattı. Enver Paşa'nın Sultan Vahdettin'in kızı Naciye Sultan ile olan evliliğinden olan kızı Türkan Sultan ile evlenmişti.
Atatürk kendisini Meksika’ya elçi olarak gönderdi.Orada kendisine Amerikali Arkeolog William Niven'in buldugu tabletlerden bahsettiler. Maya dilinin kökeninin bu tabletlerde oldugu anlasilmisti. Türkçe ile Maya dili benzerlik bu tabletlerde aranacakti. Bu tabletler Tahsin Bey'i saskina çevirdi. Çünkü tabletler M.Ö 200.000 ile M.Ö.70.000 yillari arasinda Pasifik'de yer almis bir kitayi haber veriyordu. Kitanin adi MU idi. Avustralya'dan birkaç kat büyüktü. Yüksek bir uygarliga ulastiktan sonra deprem veya tufan sonucu battigi saniliyordu. Tahsin bey burada Maya kültürünü inceledi ve Türk kültürü ile arasındaki şaşırtıcı benzerlikleri tespit etti. Örneğin 130 dan fazla yer ve kelimenin Maya ve Türk dillerinde aynı veya çok benzer olduğunu gördü
Tahsin Mayatepek Meksika'daki arastirmalarinda çok daha fazlasini bulmustu. Maya, Aztek ve İnka uygarliklarinin Türkler'in kullandigi eşyalara benzer esyalar kullandigini Atatürk'e iletmisti. Davullar, kalkanlar üzerlerindeki ay ve yildiz sembollerine kadar bizimkilere benziyordu. Tahsin Mayatepek, çalismalarini belge ve fotograflarla 3 ciltlik defter olarak toplayarak Atatürk'e gönderdi. Bunlarin ikisi 70'lere kadar TDK kütüphanesinde idi. (No:57-56) Üçüncü defter kayiptir. Bu defterlerde dini tören, ibadet ve tapinaklarin bile sasilacak kadar benzerligi gösteriliyordu.Yalnızca bu bile Türk'lüğün ne kadar eski bir tarihe sahip olduğunu göstermeye yeterliydi.Diğer bir teori ise Nuh'un torununun oğlu'nun ilk Türk olduğu şeklindeydi ilk Türk MU kıtasında yaşamıştı,yalnızca bulunan bu benzerlikler bile ilk Türk'ün MU'da yaşadığını gösteren teoriyi fazlasıyla destekliyordu.
- semtimiz Erkekler Semti, Asik Eder Herkesi, Uzerimden Eksilmesin Bayragimin Golgesi, Iste Biz Kotu Gunde Hep Omuz Omuzayiz,ovunmek Gibi Olmasin Biz Karakartalliyiz...
- gun Dogdu Hep Uyandik Stadlara Dayandik Besiktasin Ugrunada Bayraklara Donandik Semtimiz Erkek Semti Asik Eder Herkesi Uzerimde Eksilmesin Bayragimin Golgesi Iste Biz Kotu Gunde Hep Omuz Omuzayiz Ovunmek Gibi Olmasin Biz Karakartalliyiz.
- bazen Huzun,bazen Kader Senin Sevgin Bir Omre Bedel.besiktas Sen Bizim Herseyimissin.
- besiktas Diyerek Sana Yuz Vurduk,siyahin Yanina Beyazi Koyduk,yillardan Beridir Hep Senin Olduk Besiktas Sen Bizim Her Seyimizsin ..
- gel Gunduzle Gece Olalim Gel Gokyuzunde Yildiz Olalim Seninle Sampiyonluklara Kosalim Haydi Bastir Kara Kartal'im.
- yakisir Sana Yakisir,sana Sampiyonluk Yakisir,sen Alemde Teksin, Degisilmezsin,besiktas Sen Bizim Herseyimizsin!
- basin One Egilmesin Aldirma Kartal, Aldirma.en Buyuk Sen Degilmisin Aldirma Kartal, Aldirma Kartal Aldirma...
- dunyada Iki Tur Taraftar Vardir:bjk'li Olanlar,bjk'li Olduklarinin Farkina Varamayanlar.
- kara Kartalsin Goklerde Uzarsin 100 Yildir Yasarsin Cekemeyenler Kiskanalar Catlasin Bir Allahim Birde Sen Varsin.
- siyahin Yanina Beyaz Koyduk Yillardir Bu Renklere Biz Bas Koyduk Yagmurlarda Camurlarda Stadlari Doldurduk Besiktas Sen Bizim Herseyimizsin. AŞKIM BU ŞİİR SANA GELSİN…!!! Dogdum... Konusmayi örgendim önce BESIKTAS dedim. Okula gittim... Okumayi ogrendim once BESIKTAS yazdim. Kac kac dedim, Yenildik dediler.. Once BESIKTASA agladim. Bayramlarda, cubuklu BESIKTAS formami giydim. Sokaklarda Riza, Metin oldum...
sevgilime::
Once BESIKTAS i kostum. Sinav ya da mac dediler Once BESIKTAS'i sectim... Guzelim, kendini ilk askim saniyorsun ama Ben Once BESIKTAS'i sevdim...
90 bin askerimizin şehit olduğu Sarıkamış Faciası'nın Rus askerler tarafından çekilen görüntüleri ortaya çıktı. Rus askerler tarafından çekilen görüntülerde, şehitler kar üzerinde görülüyor.
Dikkatli bakıldığında askerlerin hiç birinde ayakkabı olmadığı görülüyor. Bazılarında ise üniforma bulunmuyor. Bunun sebebi ise askerlerin - 40 derecede donmamak için şehitlerin kıyafetlerini almaları.
Görüntülerde Hilal-i Ahmer görevlileri şehitleri gömmek için mezarlar kazarken de görülüyor. At atabalarında taşınan şehitler, Rus askerlerin kontrolünde gömülüyor.
Sarıkamış Harekâtı I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti ve Rus Hanedanlığı arasında Sarıkamış'da gerçekleşmiş, sonucu Osmanlı Devleti tarafı için büyük bir başarısızlık ile sonuçlanan bir askerî manevradır.
1877-1878'deki 93 Harbi Osmanlı Devleti'nin mağlubiyeti ile neticelenince Batum savaş tazminatı olarak Rusya'ya verilmişti. Sarıkamış, Kars, Ardahan ve Artvin de Berlin Antlaşması ile Rusya'ya terkedilmişti. 1914 yılında döneminin Başkomutan Vekili olan Enver Paşa, evvelce kaybedilen bu vatan topraklarını geri almak amacıyla 19 Aralık tarihinde Sarıkamış Harekatı planlarını kurmaylarına sundu.
Doğuyu korumakla görevli Üçüncü Ordu dur. 22 Aralık 1914-15 Ocak 1915 tarihleri arasında cereyan eden muharebelerde,Türk ordusu düşman cephesinin 30-35 km gerisindeki Sarıkamış'ı ele geçirmeyi ve düşman kuvvetlerini imha etmeyi hedeflemişti.
maymunlar zindanındayım, madalyon düşmemiş, sordum hiç kimseye çıkmamış ve hiç kimse görememiş, maymunlar dolup taşınca herkez yatıp şehirde başlamış,ezik çarlar çoğalmış,loncalarda saf almış, sanki herkes dolunay almış, KDPyi ise herkes satmış, maymunlar zindanından çıktım ben çoktan vadideyim çok yol aldım korktum bende bazen herkes gibi umudum kalmadı, fakat KDP aramızdaki en büyük farktır, gönlüm ws etmek istemez bıktım da zaten,eziklerle uğraşıp,GMye laf anlatmak, beyinsizlerle sohbetler,oyunu bilmeyenlere öğütler, bakış lardan bellidir kim ne ister, niyetse nedir, orda kimse yok mu hadi biraz yang ver, burada ben sıkıldım yaklaş bana pot ver, eninde sonunda dövüşeceğiz elbet,şimdilik benden bu kadar iyi bu KDP...
fark var senin dolunayınla benim KDPim arasında büyük bi fark var eziklerle benim aramda irice bir fark var ezikle GM arasında bulunan
iyice havaya gir havaya gir iyice, ben kesilmem defansım tahtta GM, şehirde büyülerim tam bir buçuk Saat, seyirciyle birleşir bir bütün oluruz o an,çeneni kapat ve izle bence en azından, yüzde yüz sağlam ve reis çarlar çokta rahatız burada, pala'nı sen elinde tut, olacaksın hoşnut,loncalar dolar yavrum biz boşuna mı koştuk ayrılmış birbirinden imparatorluk, hep uzak blok blok, yenildikçe kendinden geçmiş loncalar hep çok, yeni moda GBY bizde ise barış yok, yanlış söyler ezikler vakitsiz ötmüş horoz gibi, düğünler özgürlük, barış demekti n'oldu, insanoğlu Chunjo'da bu kuralı bozdu neyse bizim işimiz çok adam kesmek ve eğlenmek, dinletmek ve eğlemek gerek beklerler çünkü bizde...
fark var senin dolunayınla benim KDPim arasında büyük bi fark var eziklerle benim aramda irice bir fark var ezikle GM arasında bulunan
uzaklaştıkça uzaklaşır çarlar ezikleşti, ortamlar yabanileşti,GM ler acayipleşti, saygıysa çölde bir yerde her dilde bir combo şarkısı,kördüğümle düğümlenen yollarda arkadaşlıklar, eğlenmekte şart biraz, kafa dağılmadan oynanmaz, her Gün düğün olmaz ancak arada bir coşmak farz, eziklerden kurtulmak,GM lerle kalmamak, KDP tutan bir kimse değil de +9 partizan gibi parlayan olmak, sen sıkma canını ben buradayım her daim, coşturmak için hazır CH lerde yer varsa, geldiğim yerdeyim, elimde +9 dolunayım, elimde +9 KDP'm ve ninjamdaki SYH le...
fark var senin dolunayınla benim KDPim arasında büyük bi fark var eziklerle benim aramda irice bir fark var ezikle GM arasında bulunan
Recep: Selamünayküm demirci dayı Demirci:Yine beleşe Dolunay bastırmaya çalışıyon demi Recep:yok yav sen facebook a üyemisin Demirci:yok Noldu yine Recep:hiç bulaşma zaten hep ezik kaynıyo Demirci:Recep duydumki recep ivedik 2 çıkarıyomuşun Recep:heee nolmuşş Demirci:ebenn olmuş Recep:bana lafmı sokmaya çalışıyom demo Demirci:demomu Recep:heee senin lakabın höhh höhh Demirci:recep elindeki dolunayı alır yakarım bak Recep:bak olm kara ambarcıları çağırmayım GM felan tanımaz .... yaparlar bak Demirci:tmm tmm recep abi Recep:aferin senden bişi isteyecem Demirci:söle abi Recep:benim dolunaya bi + bas yakarsan döverim Demirci:tmm recep abi hemen Recep: noldu lan bizim dolunay Demirci:başardım abii Recep: ben kaçarr .............................. .......................... player: ya abi buralarda biyerlerde zırhcı varmış recep:ewet player:nerde abii recep:benim buyur player:bu kesis plaka alcaktım nekadar recep:30 k playerooo çok ucuz ben daha demin bi çocuk 3000 yank diyodu recep:Ewet player:hemen ver recep:dön veriyim bööhh playerk recep:koy parayı player:koydum recep:bensana koymuyum player:koyma recep:kabul et player:ettim recep:ben de seni kazıkladımm ben koymadan kabul ettinn player:inşallaha GM ler çarını banlar recep:vadi de bela anma keserimmm
Sevgiler Günü'nün başlangıç tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına uzanıyor. Eski Roma'da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno'ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu.
Bu bayram, halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler, sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı.
Hangi genç bayanın hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı'nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyordu. Romalı genç kızlar, isimlerini küçük kağıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı.
Erkekler ise kavanozdan bu kağıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca beraber oluyorlardı. Bu birliktelikler birbirine aşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu.
İmparator 2. Claudius, Roma'yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem, ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden, Roma'daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı.
Bu emre uymayanların arasında Aziz olarak kabul edilen filozof Valentinus'da vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor ve İmparator'un hatalı olduğunu anlatıyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır.
Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızkardeşi Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kardeşini gizlice Valentinus'un yanına getirir. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır, güçlenir ve teselli bulur.
Bir gün sorar; - "Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?"
Aziz gülümser; - "Evet, herbirini."
Julia; - "Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyormusun? Görebilmek için dua ediyorum, senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum.",
Valentinus; - "Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım."
Julia, yere diz çöker ve; - "Böylesine inanmak istiyorum, yardım et."
Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır; - "Valentinus, görüyorum, görüyorum."
Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'da Praxedes Kilisesi vardır.)
Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanır.
Romantik aşk ile Valentine arasındaki bağlantı ilk olarak 14. yüzyıla ait kaynaklarda görülmektedir. 1381 tarihli Parlement of Foules adlı kitaba göre, Fransa'da ve İngiltere'da 14 Şubat geleneksel olarak kuşların çiftleşme günü olarak bilinmekteydi. Günün bu özelliğinden dolayı sevgililer birbirlerine güzel sözler yazan notlar vermekteydi ve bu notlarda birbirlerine Valentine diye hitap etmekteydiler.
Zamanla 14 Şubat sevgililerin, aşıkların birbirlerine aşk mesajları yolladığı bir gün haline gelmiştir. 1800’lü yıllardan sonra Amerika'da Esther Howland'ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana günümüzde daha çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay olmuştur.
Sevgililer Günü Şiirleri
Sevgililer Günü İle İlgili Şiirler
14 Şubat Sevgililer Günü ile ilgili şiirlerinizi yollayın yayınlayalım... Şiirlerinizi "yorum yaz"dan gönderebilirsiniz...
Sevgililer Günü Şiirleri
O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Dolanıp sarmak geliyor içimden, saramıyorum. Öylesine bağlanmışım ki, sensiz duramıyorum.
Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, Geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten delirten, Hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın! Seni çok seviyorum.
Sevgiler günümüz kutlu olsun aşkım!
Sevgililer Günü Resimleri
Sevgililer Günü Resimleri 1
Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin... Sevgililer günün kutlu olsun!
DEVAMIN BAKINIZ
Sevgililer Gününde Ne Yapmalıyım? Ne Yapabilirim? İşte Romantik Öneriler 1. Gül Yaprakları
Gül yapraklarını her yerde kullanmanız mümkün. Evin içinde yatağınıza gül yapraklarından bir yol yapabilirsiniz. Gül yapraklarını yatağınıza serpebilirsiniz. Yatakta gül yaprakları inanılmaz bir romantizm yaşatır. Bulunduğunuz ortam müsaitse ve birine yaptırma imkanınız varsa, muhabbetinizin en romantik anında üstten masanıza ya da hemen yanınıza gül yaprakları serptirebilirsiniz. Evlenme teklif edecekseniz hayır demesi imkansız :)
2. Fotoğraf Sürprizi
Birlikte çekilmiş en sevdiğiniz fotoğrafları bir fotoğrafçıya giderek çerçevelettirin. Fotomontaj yoluyla ikinizin fotoğrafına çok güzel bir hava katabilirler. Mesela kalp içinde ikinizin fotoğrafı. En sevdiğiniz fotoğraflardan küçük bir albümde hazırlamanız hoş olabilir.
Sevgililer Günü 14 Şubat
Şiirlerin devamı
Bu gün bütün işleri bir tarafa bırak, Önce sevdiğine bir sms ya da mail at, Sonra gül alıp koş sevdiğinin yanına, Çünki, bugün sevgililer günü 14 Şubat…
Ayrılmasın sevenler yettikçe hayat, Ona bir yüzük al, fark etmez kaç karat, Onu ne kadar sevdiğini bir daha anlat, Çünki, bugün sevgililer günü 14 Şubat…
Ahhh şu sevilenler, sevenlerin değerini bir anlasa… Niyazi Şentürk
Sevgililer Günü İçin Şiir
Sevgi, el ele tutuşmaktır, Sevgi, göz göze bakışmaktır. Sevgi, bir kelebek, Sevgi, bazen de bir çiçek. Sevgi, hırlaşmak değil paylaşmak, Sevgi, kavga değil aşkla yaklaşmak. Sevgi, yürekte duyulan kıpırtı, Sevgi, gözde görülen pırıltı. Sevgi, yuva sıcağı, Sevgi, ana kucaşı. Sevgi, esirgemek, kollamak, Sevgi, bir yetim saçı okşamak. Sevgi, goncadır, gül olup açılan, Sevgi, şekerdir, dillerden saçılan. Sevgi, çevredir, yeşildir daldır, Sevgi, sohbettir, muhabbettir baldır. Sevgi, gönlü hoş tutan hece, Sevgi, aydınlık, pırıl pırıl gece. Sevgi, var ile yok arası, Sevgi, iki kaşın arası. Sevgi, nimet, aş ekmek, Sevgi, bir türkü, bir gayde çekmek. Sevgi, var olmak, var olanı bilmek, Sevgi, haddini bilmek, kendine gelmek. Sevgi, kul olmak, kulluk etmek, Sevgi, Yaradan’a şükretmek. Sevgililer Günü, bizim için hergün.
Sevgililer Günü Şiiri
Sen sevdiğimsin her anımda aklımda olansın En değerli varlığımsın en başta aşkımsın Varlığımın sebebisin :: Gülüşlerin bana yeter gülüm İkazsızca seviyorum diye biliyorum işte;;; Leyla’yı andırdın bana mecnun misaliyim,, Ey deli yüreğimin dermanı, devası Resimlerin ağlatıyor aşkını ben de
Güller sıralandı aralarında ki tek güzel sen idin Üstüne aşkım yazılı Ne güzelsin sen Üzülme sevdiğimsin sevgilim sevgililer günün kutlu ve benimle olsun…
Sevgililer Günü şiiri
Gözlerin nehir, Kirpiklerin köprü olsa, Ben üzerinden geçerken ipler kopsa, ve düştüğüm yer dudakların olsa, Sevgililer Gününde bir öpücük borçlusun bana...
14 Şubat Sevgililer Günü Şiiri
Bugün 14 Şubat bazıları için bir büyük heyecan, Bazıları için hüsran. Kimi için sevdiklerine sevgisini paylaşmak için çok, Anlamlı bir gün. Kimi için keşkelerle ya da hayallerle hüzünlü, Anlamsız bir gün. Birde tabiki yeni ayrılanlar ya da bir sene önceki, 14 Şubat’ı arıyanlar ya da sevdiklerine kavuşamayanlar, Belki kalplerinden bir kırmızı gül, Belki sadece gözlerinin içine bakıp: Seni Seviyorum demek isteyenler... Acaba Sen hangisindensin?
Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun
Gönülden sevene günler bitermi, Kutlu olsun Sevgililer gününüz Sevip sevilene, bir gün yetermi, Kutlu olsun sevgililer gününüz.
En güzel hediye seviyorum demek, Sevgi yollarında harcanan emek. Gönülden gönüle sevgiyi vermek Kutlu olsun sevgililer gününüz.
Sevgisizde insan yaşamaz idi, Mecnun Leylasına koşamaz idi. Ferhatda dağları aşamaz idi, Kutlu osun sevgililer gününüz.
Sevene sevgili candan yar ise, Her sevene bir sevgili var ise. Seven, sevilende bahtiyar ise Kutlu olsun sevgililer gününüz.
Özdemir de sevdi, sevecek daha, Sevgiyle coşarak kalkalım şaha. Dünyada sevgiye biçilmez paha, Kutlu olsun sevgililer gününüz.
Sevgililer Günü Resimlerin devamı
Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler. Ben o yıldızı sende gördüm aşkım. Sevgililer günümüz kutlu olsun.
Sevgililer Günü Resimleri 3
Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki.
Sevgililer Günü Resimleri 4
Dün gece sen uyurken kızıla boyadım denizleri, uçurumdan attım sessizliği, haber saldım rüzgarlara fısıldasınlar seni ne çok sevdiğimi ve özlediğimi.
Sevgililer Günü Resimleri 7
Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa. Sevgililer gününde bir öpücük borçlusun bana.
Sevgililer Günü Resimleri 8
Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle... Daha nice sevgililer gününü beraber geçirmek dileğiyle.
Sevgililer Günü Resimleri 9
Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek için, sana sen kadar yakın olmak isterdim ki beni, seni sevdiğim kadar sevebilmen için. Sevgililer günün kutlu olsun biriciğim.
Sevgililer Günü Resimleri 10
Hadi gel tut ellerimi! Benimle yan! Benimle meydan oku her çaresizliğe! Benimle uyu benimle uyan. Birlikte varalım nice yıllara.
Sevgililer Günü Resimleri 11
Sevgililer gününde beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat. Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım!
Sevgililer Günü Resimleri 12
Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için aşığımsana!.. Sevgililer Günün kutlu olsun birtanem, seni çok seviyorum.
Sevgililer Günü Resimleri 13
Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Sevgililer günün kutlu olsun!
Sevgililer Günü Resimleri 14
Sen Tanrıya dilediğim dilek, göklere uzanan ellerimsin. Sen gözümden süzülen yaş, tek düşüncem, hasretimsin. Sen yaşadığım ömür, en güzel günlerim ve daima benimsin...
Sevgililer Günü Resimleri 15
Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu. Yanağına ufacık bir öpücük kondurdu, hissettin mi? Sevgililer Günümüz Kutlu Olsun Aşkım…
Sevgililer Günü Resimleri 16
Sevgililer gününde belki yanında değilim ama dünde, bugünde, yarında yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım! Sevgililer günümüz kutlu olsun aşkım.
Sevgililer Günü Resimleri 17
Maviler giyer bulut olurum, yeşiller giyer bahar olurum, bakarsın bir gün beyazlar giyer senin olurum. Sevgililer günün kutlu olsun.
Eğer resim yapabiliyorsanız ya da çiziminiz kuvvetliyse, aşkınızı kağıda yansıtmaya ne dersiniz? Onun fotoğrafını en zarif çizgilerle kağıda dökün.
4. Mum Işığında Yemek Belki biraz klasik, ama hala en romantik alternatiflerden biri mum ışığında bir akşam yemeği. İster bir restoranda, isterseniz en sevdiği yemeklerden oluşan bir mönü eşliğinde evde; hafif bir müzik eşliğinde bu gecenin keyfini çıkarabilirsiniz.
5. Romantik Mum Yolu Mumların romantik gücü tartışılmaz! Evinizin giriş kapısından başlayarak yatak odanıza kadar yere küçük, renkli mumlar yerleştirerek bir ‘mum yolu’ yaratın. Eşiniz yatağınızın kenarındaki son muma ulaştığında kendisini orada bekliyor olun. Bunu gül yapraklarıyla daha romantik hale getirmeniz mümkün.
6. Küçük Tatlı Hediye
İstediğiniz boyda bir ayakkabı kutusu edinin ve üzerini resim, yazı, fotoğraf, çiçek, vs. ile süsleyin. İçine de en sevdiği şekerlerden veya çikolatalardan doldurun. Bir de ‘sen bunlardan çok daha tatlısın’ yazılı bir kart eklemeyi unutmayın.
7. Biraz Macera
Çılgın bir kişiliğe sahipseniz, onun işyerinde dış cephe camları silen asansöre binin. Çalıştığı kata geldiğinizde camı tıklatıp 'seni seviyorum' yazan notu gösterin. Türkiye’de bunu pek yapamazsınızda, karşı binaya gidip camına taş atıp önce onu telaşlandırıp, sonra seni seviyorum pankartını da gösterebilirsiniz. Ama bunun sonucu ne olur çok emin değilim :) bizimkiler çakıl taşı yeine bildiğimiz taşlardan atıp camı kırabilirler :)
8. Aşkınızı Anons Edin
O gün birlikte bir mağazaya alışverişe gidin, sonra birden ortadan yok olun ve onu ne kadar çok sevdiğinizi mağazada mikrofonlar aracılığıyla anons edin. Elbette tüm bunları mağaza yetkilileriyle önceden organize etmeyi unutmayın.
9. Özel Bir Gece
Uzun zamandır onunla yalnız kalamadığınızı mı düşünüyorsunuz? O zaman maddi durumunuza göre şık bir otelde bir oda ayırtın ve bu özel günün başbaşa tadını çıkarın.
10. Nostalji Yaşatın
Onu eski zamanlara geri götürmek ve gülümsetmek istiyorsanız, kenarda köşede unutulmuş mutlu bir çocukluk fotoğrafını büyüttürüp çerçeveletin.
11. Bir Tekne Kiralayın
Eğer sevgiliniz denizi seviyorsa, onun için küçük bir tekne kiralayabilirsiniz. Ay ışığında yapacağınız romantik bir gezi hoş bir sürpriz olabilir.
12. Ona Özel Şiir
Eğer gerçekten romantizm rüzgarları estirmek istiyorsanız, sevdiğiniz için bir şiir yazmayı deneyebilirsiniz. Kırmızı bir kağıda dökeceğiniz satırlardan oluşan şiiri küçük bir kalp kutuda hediye edebilirsiniz. Çok harika bir şiir olması o kadar da önemli değil, önemli olan içinizdeki duyguları ona yansıtmanız.
13. Evde Piknik
Bahar aylarında yemyeşil kırlarda piknik yapmak çok güzel olabilir. Ama bu mevsimde de imkansız değil. Salonunuzda kocaman bir alan açın ve yere bir piknik sofrası kurun. Kokulu mumlar, loş bir ışık ve romantik bir müzik ortamı daha da farklılaştıracaktır.
14. Kendi Puzzlenızı Yapın
Büyük bir kartondan kalp şekli yapın ve üzerine bir aşk sözcüğü yazın. Sonra bu kartonu dilediğiniz kadar küçük parçalara bölüp şık bir kutunun içinde ona armağan edin. Ardından bu parçaları birleştirerek puzzle yapmasını isteyin.
15. Billboard'da İlan-ı Aşk
Eğer maddi durumunuz elveriyorsa, evinizin yakınlarında bir billboard kiralayın ve ona ordan aşkınızı ilan edin.
16. Aşkınızı Kaydedin
Bir kaset veya CD’ye onu ne kadar sevdiğinizi ve sizin için ne kadar önemli olduğunu anlatan bir konuşma kaydedip ona hediye edin. Bunu resimlerinizle birlikte bir video şeklinde yapmanız daha da güzel olacaktır. Tabi videoya güzel bir fon müziği eklemeyi unutmayın.
17. Arabasını Süsleyin
Arabasına çiçekler, çikolatalar ve aşk sözcüklerinin bulunduğu minik notlar yerleştirin. Sonra da bir bahane uydurup onu arabaya gönderin.
18. Aşk Balonu
Ona aldığınız hediyenin ucuna üzerinde 'seni seviyorum' yazan kocaman bir balon bağlayıp yatak odasında yatağın üzerine koyabilirsiniz.
19. Ona Özel Aşk Şarkısı
Müzikle aranız iyiyse, ona aşkınızı anlatan bir şarkı yapmaya ne dersiniz? Tabii şarkıyı da kendiniz söylemek şartıyla.
20. Radyodan Aşk İlanı
Sürekli dinlediği bir radyo programı varsa, ona bu program aracılığıyla da aşkınızı ilan edebilir ve şarkınızı gönderebilirsiniz. Elbette bunun organizasyonunu önceden planlamalısınız. Bunu başka ortamlarda da organize etmek gayet mümkün.
21. Sade ve Romantik
İster çalıştığı işyerine, isterseniz eve; ona 'Seni seviyorum' notuyla göndereceğiniz tek bir kırmızı gül kalbini ısıtacaktır. Yalnız size gül için bir önerim olacak. Gülün yanına bir şiir iliştirebilirsiniz ve gül kutusuna gül yapraklarıda koymanız çok daha romantik bir ortam oluşturacaktır. Hiçbir kız gül yapraklarına dayanamaz.
22. Ona Özel Havai Fişek Gösterisi
Maddi durumunuz elveriyorsa, onun için bir havai fişek gösterisi düzenleyebilirsiniz.
23. Sevginizi Örün
En sevdiği renklerden oluşan bir atkı veya bere örüp, soğuk kış aylarında içinin ısınmasını sağlayabilirsiniz.
24. Gazeteye İlan Verin
Her Sevgililer Günü'nde gazetelerde aşk ilanları yayınlanıyor. Siz de gazeteye bir ilan vererek, ona olan aşkınızı herkese duyurabilirsiniz.
25. Aşk Pastası
Sevgililer Günü'ne özel bir pasta yapabilirsiniz. Kırmızı gıda boyası kullanarak kalp şeklinde bir pasta yapın ve üzerine krem şantı ile 'seni seviyorum' yazın.
26. Yatakta Kahvaltı
Belki diğer günlerde de bunu yapıyorsunuz, ama çiçekler, aşk sözlerinin bulunduğu minik kartlar ve küçük bir hediye eşliğinde bu özel günde yapılacak kahvaltı da özel olacaktır.
27. Şarkılarınızı Kaydedin
Sizin için özel olan bütün şarkıları bir kasete veya CD'ye kaydedin. Kapağını da birlikte çekilmiş bir fotoğrafınızla süsletin.
28. Ofiste Sürpriz
İş yerindeki çekmecesine, odasının duvarlarına, sandalyesine, dolaplarının üzerine yani kısaca onun ulaşıp görebileceği her yere tatlı sevgi mesajları yerleştirebilirsiniz.
29. Küçük Bir Tatil
Eve dev bir dünya haritası alın ve en sevdiği ülkeleri kalplerle işaretleyin. Bir kalbin içine de 'çekmeceye bak' ya da benzeri bir not yazın. Çekmeceye de o ülkeye gitmek için iki tane uçak bileti koyun.
30. Posterini Asın
İkinize ait en sevdiğiniz resmi poster olacak kadar büyüttürün ve bu posteri gideceğiniz mekana asın.
31. Minik Bir Dost
Eğer uzun zamandır kedi, köpek, kuş veya balık sahibi olmak istiyorsa, neden Sevgililer Günü'nde olmasın?
32. Sahnede Aşk
Sadece ikiniz için bir tiyatro salonu kiralayın ve sahneye şık bir sofra kurun. Perde açıldığında ve garson sizi sahneye davet ettiğinde tüm salonu romantizm kaplayacaktır.
33. Yollarına Gül ya da Gül Yaprakları Serpin
Eğer bir restoranda yer ayırttıysanız, kapının girişinden masanıza kadar olan yola önceden gül döktürün ve gül yaprakları arasında ona masaya kadar eşlik edin.
34. Size Özel Takı
İster başharflerinizden oluşan bir kolye ucu, isterseniz isimlerinizin yazılı olduğu bir yüzük ya da herhangi başka bir takı. Önemli olan sadece size özel olması.
35. Hikayenizi Yazın
Nasıl tanıştığınızı ve onu ne kadar çok sevdiğinizi satırlara döküp bunu küçük bir mektup olarak bastırabilirsiniz.
36. Aşkınızı Gökyüzüne Yazın
İmkanınız varsa küçük bir uçak kiralayın ve kuyruğuna aşkınızı anlatan bir afiş astırın.
"Turritopsis nutricula' adı verilen ve çapı sadece 4-5 milimetre boyunda teknik olarak "hydrozoan" olarak adlandırılan bu canlı, ömrünün sonuna geldiğinde ya da yaşamını sürdürebilecek koşulları bulamadığında, denizanasına dönüşmeden önceki evreleri olan 'polyp'e geri dönüyor, bir süre sonra da tekrar denizanası oluyor.
Bilim adamları tropikal sularda yaşayan 'Turritopsis nutricula'nın okyanuslara, gemilerin limanlara girmeden önce attıkları safra sularıyla yayıldığını düşünüyor.
Uzmanlar 'Turritopsis nutricula'nın hücre yapısında görülen bu değişimi çözebilirse insanoğlu da ölümsüzlüğün kapısını aralayabilecek.
Bir grup genç medeniyetten uzak bir adaya tatile giderler. Ama bilmedikleri bir şey vardır: Bu doğal güzellikteki adada köpek türü canlılar üstünde deney yapılan bir de laboratuar bulunmaktadır. Çok geçmeden adanın avlanmak ve öldürmek üzere yetiştirilen, genetikleri değiştirilmiş bu canlılar tarafından ele geçirildiğini fark eden gençler kapana kısılmışlardır. Bundan sonrası kıran kırana bir hayatta kalma mücadelesidir…
DEVAMINDA FULL BEDAVA HARİKA KALİTEDE İZLEYEBİLİRSİNİZ
Yönetmen : Nuri Bilge Ceylan Senaryo : Nuri Bilge Ceylan , Ebru Ceylan Görüntü Yönetmeni : Gökhan Tiryaki Yapım : 2008, Türkiye / Fransa / İtalya , 109 dk.
Oyuncular
Hatice Aslan (Hacer) , Yavuz Bingöl (Eyüp) , Ercan Kesal (Servet) , Rıfat Sungar (İsmail)
KONUSU
Gerçeği bilmek, görmek istememek, duymamak veya hakkında konuşmamak, kısacası “Üç Maymun”u oynamak onun var olduğu gerçeğini değiştirir mi? Sorgusu üzerine inşa edilen film, Ceylan’ın sözleriyle, “küçük zaafların büyük yalanlara dönüşerek parçaladığı bir ailenin, gerçeği örtbas ederek herşeye karşın birarada kalma çabasını” anlatıyor.
Yaklaşan genel seçimlere bir muhalefet partisinden aday olarak girecek iş adamı Servet, ıssız bir yolda trafik kazası yapar. Ölümle sonuçlanan kaza sırasında araçta bile olmayan şoförü Eyüp’e para verip yalan söyleterek ölümün sorumluluğunu almasını ister. Servet, kendisi yerine hapse giren Eyüp’ün karısı Hacer ile de ilişkiye girmeye başlayınca, olaylar sonunda bir aile dr.sebep olacak kadar karışır.
2008 Cannes Film Festivali’nde yarışan film, hem eleştirmenlerden tam not aldı, hem de Nuri Bilge Ceylan’a Uzak ve İklimler ile kazanamadığı “En iyi Yönetmen” ödülünü getirdi.
En eğlenceli ve en komik türkçe oyunlardan birisi. OYUNUN KONUSU: Hiç bir şeyi beceremeyen Abuzittin'e bir gün askerlik arkadaşı nişana kadar onda kalması için son derece pahali bir nişan yüzüğü verir ama Abuzittin bu yüzüğü kaybeder. 1 hafta içinde yüzüğü geri bulması gerekir. Ne varki yeni bir yüzük satın alamayacağı için en yakın arkadaşı ile birlikte aynısından yeni bir yüzük çalmaya kalkışırlar ve başlarına gelmedik kalmaz. Abuzittin bir yandan yüzüğü bulmaya çalışırken farkında olmadan kendisini büyük bir dolandırıcılık çetesni karşısında bulur ve onu bir çok süpriz beklemektedir.
OYUNUN GEREKSİNİMLERİ: Klavye , Mouse , Monitör ve Kasa. 3 GB RAM 2 GB kadar Hardisk Alanı X1650 Ekran Kartı
OYUNUN KONUSU: İlk oyunda Abuzittin askerlik arkadaşı Murat'ın nişan yüzüğü kaybetmiş ve yüzüğü tekrar ele geçirebilmek için türlü maceralara girmişti ve en sonunda yüzüğün aynısından sahip olan Otel Turkonun sahibinden yüzüğü çalmıştı. Ama olaylar burada kalmayacaktır.
Abuzittin'in askerlik arkadaşı Murat bir gün kaçırılır ve Murat'ın kaçırılmasının suçu Abuzittindir ve onu bulmakta yine Abuzittine kalır. Abuzittin Murat'ı bulmaya çalışırken birbirine rakip iki çetenin ortasıda kalır ve olaylar ilerdikçe işler iyice karşılaşır ve sonunda Abuzittin'i yine bir çok süpriz beklemektedir.
OYUNUN GEREKSİNİMLERİ: Klavye , Mouse , Monitör ve Kasa. 3 GB RAM 2 GB kadar Hardisk Alanı X1650 Ekran Kartı
OYUNUN KONUSU: Abuzittin bir gün yolda giderken bir polis arabasının kaza yaptığını görür. Polislere yardım etmek için kaza alanına giden Abuzittin istemeden de olsa polislerin yeni yakladığı suçlunun kaçmasını sağlar. Bu suçlu ünlü mafya babasının oğlıudur ve artık polisler Abuzittin’nin de peşindedir. Abuzittin’nin bu durumdan kurtulması için mafyayı girip, çökertmesi gerekir. Ama mafyaya tam olarak girmek düşündüğu kadar kolay olmayacaktır ve mafyanın ondan istediklerini yerine getirmek zorundadır.
Oyunda 5 bölümden olşmaktadır ve her bir bölümde ayrı bir görev konusu vardır.
OYUNUN GEREKSİNİMLERİ: Klavye , Mouse , Monitör ve Kasa. 3 GB RAM 2 GB kadar Hardisk Alanı X1650 Ekran Kartı
ayakkabıyı atan gazeteci elemental shamanmış.. bushta da aspect of the bilememne açık (şu hunterlara % 18 dodge sansı veren sey).. son boss'a kadar gelmiş eleman bravo
Arkadaşlar bu winrar öyle bildiginiz winRar degil bu modifiye edilmiş şekli nasıl derseniz.Mesela rar şifresini bilmiyosunuz telaş yok winrar'ın içine modifiye edilmiş password bulucu bu işi hallediyo.İndirdiginiz rar dosyası arızamı veriyo telaş yok Winrar'ın içine modifiye edilmiş tamir aracı hemen onarıyo dosyayı.Yani kısacası dostlar anlatmakla bitmez fazla lafada gerek yok buyrun indirin kullanın
Program aşagıdaki modifiyeleri içeriyor
+WinRAR Gold Plus Extras +RAR Password Craker v4.11 +Advanced Archive Password Recovery2.20 +CabPack1.4 +UHARC 0.4 BETA GUI v2.0 for WinXP +Advanced Zip air1.6 bidaha şifre kırmaya son bu program winrarı uçuracak
Programı kurduktan sonra seçenekler kısmından language seçeneğini türkçeye çeviriyoruz Şifresini çözeceğimiz dosyayı seçip hangi koşullarda aranacağını seçiyoruz. Ben *rar şifresini ckl yaptım bu yüzden küçük harf seçeneğini seçiyorum ve sıralı aramayı seçiyorum...
Uzunluk bölümünden şifrenin kaç karater olduğunu biliyorsak yada hangi uzunluklar arasında olduğunu biliyorsak benim şifre ckl olduğu için 3 şifre uzunluğunu seçiyorum... Sözlük bölümü Sözlüksel aramayı seçersek aktif oluyor Arama tipinden sade-yazı yı seçersek sade yazı bölümü aktif olur ben bu bölümü es geçiyorum... Otamatik yedekleme bölümünden de nereye kaydedeceğimizi seçiyoruz... Şifreyi bulmaya başlamadan önce bir ölçümliyelim... Ölçümlemeden gerekli bilgilere ulaştıktan sora şifreyi bulmak için ve taramayı başlatıyoruz Ve şifreyi bulmasını bekliyoruz.. Ve işte şifremiz
Arkadaşlar eğer şifre bulmak istiyorsanız karakter sayısının yani uzunluğunun kısa olması şifreyi bulmanızı kolaylaştırır yada şifrenin sadece bi kısmını hatırlamıyorsak kullanmalıyız yoksa baya bi süremizi vermemiz gerekir çünkü sırayla şifreleri denediği için uzun bir süre geçebilir.... DOWNLOAD INDIR-SHT
Çogu insanın dünyada görülmesi gereken nereler oldugunu merak eder bizde sizin için görülmesi gerekli 5 binayı inceledik.
Empire State Binası
Herkesin kesinlikle ismini duydugu ilk binamız empire state yer New York iş merkezi olarak inşa edildi.Yapılış tarihi 1930-1931 arası.Mimarı Shreve Lamb & Harmon Associates inşaat maliyeti yaklaşık 24 milyon dolar. Bina, Manhattan, Fifth Avenue’de 33. ve 34. caddelerin arasında yer alır. Tam olarak adresi 350 Fifth Avenue, New York, N.Y. 10118 şeklindedir. 1 Mayıs 1931 tarihinde, o güne kadar Dünya’nın en yüksek binası olan Chrysler Building’in bu unvanını elinden almıştır. Bina 102 katlı olup, 1576 merdiven basamağına sahiptir. Yüksekliği 381 m, anten ile beraber 443,2 m’dir. World Trade Center (”Dünya Ticaret Merkezi”) binasının 1972 tarihindeki açılışına kadar Dünya’nın en yüksek binası olarak kalmıştır. 11 Eylül 2001 tarihindeki terör saldırıları sonucu ”World Trade Center” binaları yıkılınca, New York’un en uzun binası unvanını geri almıştır. Şu anda ,anten yüksekliği ile 527 m olan Chicago’daki Sears Kulesi’nden sonra ABD’nin en yüksek ikinci binası olan Empire State Building, Dünya’da da ”tek başına” yükselen en yüksek üçüncü yapıdır. Kışın, bazı günler, alt katlarının hizasında yağmur yağarken en üst katına kar yağdığı görülmüştür. Açık bir havada binadan, 80 mil mesafedeki beş ABD eyaletine bakılabilir. Bunlar, New York, New Jersey, Pennsylvania, Connecticut ve Massachusetts’dir. 1960′ta tepeye yerleştirilen güçlü bir fener binanın 160 kilometre uzuktan görülmesini sağlamıştır. Bugüne kadar binayı 117 milyon kişi ziyaret etmiştir. 1947 yılında manzara platformuna 3 m yükseklikte korkuluk yapılmıştır. Buna rağmen buradan, bugüne kadar 35 kişi atlayarak intihar etmiştir. Toplam 74 asansör vardır, bunların bir kısmı ara katlarda durmadan en üst kata çıkan ekspres asansörlerdir. Bu yüksek binaya 1945′de bir bombardıman uçağı çarpmış ve 13 kişinin ölümüne sebep olmuştur. Bunun yanında ”Empire State” kelimesi, New York eyaleti’nin lakabıdır. Keops piramidi 100 bin kişi çalıştırılarak 20 yılda, Ayasofya camii 1000 kişi çalıştırılarak 5 yılda bitirilmiştir. empire State Building’in inşaatı ise sadece 18 ayda bitirilmiştir. Eski çağlarda çalışanların tamamına yakını köle olduğu için işten çıkmak gibi bir durum sözkonusu değildi. Çalışan sayısı değiştiği için Empire State inşaatında toplam çalışan sayısı net verilemez.
DİĞER 4 BİNA İÇİN DEVAMINA BAKINIZ
Beyaz Saray
Amerika başkanlarının evi olarak bilinir.Amerikanın yaklaşık 50 eyaletinden en meşhur’u Washington en degerli binası beyaz saraydır. Amerika Birleşik Devletlerinin ilk Cumhurbaşkanı George Washington, başkentin yerini tesbit edip planlarını çizdirdi. Yalnız yeni kurulan başkentte hiç oturmadan 1779 yılında öldü. Ölümünden bir sene sonra başkanlık binasının açılışı yapıldı. Bina baştan başa beyazlara boyandı.
John Adams’den beri bütün ABD başkanları burada oturmuşlardır. Geniş bir park içinde yaklaşık altı hektar büyüklüğünde bir arazide bulunmaktadır. Binanın merkezi ve orijinal kısmı Virgina kum taşından inşa edilmiş olup, birçok yeni değişikliğe rağmen 18. asırdaki Georgian stilini muhafaza etmektedir. Washington’daki resmi binalardan biri olup, 52.5 m uzunluğunda ve 25.5 m genişliğinde 2.5 katlı bir binadır.
1814’te İngiliz kuvvetleri tarafından Washington’daki bütün amme binaları yakılmıştı. Beyaz Sarayda yakılan binalar arasındaydı. James Hoban’ın nezareti altında Beyaz Saray yeniden inşa edildi ve 1817 senesinde oturmaya hazır hale geldi. Başkan James Monreo tarafından Fransa’dan ithal edilen mobilya ve mefruşatla imparatorluk stilinde yeniden döşendi. Binanın yanık dış duvarları beyaza boyandı. Bundan dolayı binaya “Beyaz Saray” dendiği yanlış bir zan olarak yayıldı. Hakikatte bina ilk inşa edildiği andan itibaren bu isim ile anılmıştır. İlk banyo teşkilatı Beyaz Saray’a 1877’de ilave edildi.
1949’da Truman’ın idaresinde Beyaz Saray ikamet için emniyetsiz bulundu. Tekrar inşa için bir plan hazırlandı. Dış duvarlar bırakılarak binanın bütün iç dekoru çıkarıldı. Çelik ve beton bir çerçeve üzerinde yeniden inşa edildi. Orijinal ahşap, mermer ve dekoratif alçı işleri gibi kısımların muhafazasına büyük ehemmiyet verildi. Orijinal kat planı muhafaza edilmekle beraber modern tesisat ve imkanlar ilave edildi.
Sidney Opera Binası
Bina 183 m uzunlukta ve 118 m genişlikte olup 1,8 hektarlık bir alanı kaplar. Benzersiz çatısı 67 m ye kadar yükselir ve İsveç’ten getirilmiş 1.056.000 adet beyaz seramik fayansla bezenmiştir. 580m adet beton ayak, yerin 25 m kadar derinine inerek yaklaşık 160.000 ton ağırlığındaki yapıyı taşırlar. Opera binası 5 tiyatro salonunu içerir. Bunlar, 2679 koltuklu ”Concert Hall” (Konser salonu), 1547 koltuklu ”Opera Theatre” (Opera tiyatrosu), 544 koltuklu ”Drama Theatre”, 398 koltuklu ”Playhouse” ve 364 koltuklu ”Studio Theatre” ‘dır. Yapının toplam 1000 odası vardır. Bunlar içinde 5 tane prova stüdyosu, 60 tane soyunma odası, 4 lokanta, 6 bar ve çok sayıda hatıra dükkanu vardır. 25.000 kişilik bir şehirin ihtiyacını karşılayacak kadar elektrik kapasitesine sahiptir ve elektrik kablolarının uzunluğu 645 km dir.
Eyfel Kulesi
Paris dedigimizde ilk akla gelenlerden eyfel kulesi.Demir teknolojisiyle yapılan önemli bir yapı. 1889’da Fransız İhtilalinin 100. yıldönümünü kutlama gösterileri için inşa edildi. Fransız mühendis Aleksandır Gustave Eiffel, yüksek demiryolu köprülerin yapımındaki tecrübesine dayanarak kulenin dizaynını yaptı. Hazırlanan detaylı planlarla, kulenin 12.000 metal parçası üretildi ve birleştirme düzenine göre numaralandırıldı. Kullanılan 2,5 milyon perçinden çoğunluğu kule inşa edilmeden önce yerine takıldı. Büyük dev proje aksaklık olmaksızın öyle sistemle yürüdü ki, bir işçi bile hayatını kaybetmedi. Asansörleri hariç kule 26,5 ayda tamamlandı.
Eyfel Kulesi rüzgara minimum direnç sağlayan kafes sistemli olarak yapılmıştır. Kuvvetli kasırgalarda kulenin tahmini salınımı sadece 22 santimetredir. 7000 tonun üzerinde yüksek kaliteli dövme demirden 2.25 metrekarelik 4 payanda (Pier) üzerine oturtulmuştur. Kulede birbirinden farklı üç tane kat vardır. 57 m yüksekliğindeki ek platformun altında 4 tane dörtgen ayak kemerlerle birleştirilmiştir. Yerden 115 m yüksekliğindeki ikinci platformda ayaklar tamamiyle birbirlerine yakındır. Üçüncü platform yerden 276 m yüksekliğindedir. Bu platformun üzerinde fener ve son teras vardır. 1959’da radyo anteninin ilavesiyle kulenin yüksekliği yaklaşık 300 metreden 320 metreye çıkmıştır
Tac Mahal
Hindistan Türk İmparatorluğu’nun Timuroğulları hanedanının 5. hükümdarı Şah Cihan ( 1593- 1666) tarafından, o zamanki imparatorluğun başkenti olan Hindistan’ın Agra şehrinde, Jumna Nehri’nin kıyısında yaptırılmıştır. Dünyada aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel anıt olarak kabul edilen bu türbe, Şah Cihan’ın büyük bir aşkla sevdiği eşi Ercümend Banu’nun (Mümtaz Banu) ölümü üzerine, onun hatırasına yaptırılmıştır.
Yapının mimarları, Mimar Sinanın talebelerinden Mehmet İsa Efendi ve Mehmet İsmail Efendi ile yapıdaki yazıları yazan Hattat Serdar Efendi eserin yapımı için Şah Cihan tarafından İstanbul’dan davet edilmişlerdi. 1630′da inşaasına başlanan eser, 22 yıl sonra 1652′de tamamlanmıştır.
Tac Mahal’in yapımında parlak, ince mavi damarları olan beyaz mermer kullanılmıştır. Aynı mermerden yapılan ve yerden yüksekliği 82 metre olan kubbe, Mimar İsmail Efendi tarafından yapılmıştır. Kubbe üzerinde altınlı bir alem vardır. Türbenin beyaz mermerden 4 minaresi vardır. Anıtın dört yanına Hatta İsmail Efendi tarafından Yasin suresinin tamamı yazılmıştır.
Mümtaz Mahal ve Şah Cihan’ın sandukaları üst katta, kubbenin altındadır. Sandukaların bulunduğu yerdeki kubbede insan ağzından çıkan her ses 7 kez yankılanacak şekilde bir akustiğe sahiptir. Şahın ve eşinin asıl lahitleri ise en alt katta bulunmaktadır. TacMa hal’in yüzbinlerce akik, sedef ve firuze gömülü olan duvarlarında ayrıca 42 zümrüt, 142 yakut, 625 pırlanta ve 50 adet çok iri inci vardır. Romantik görünüşü ile herkesi büyüleyen, Doğulu Batılı birçok ünlü yazar ve şaire ilham kaynağı olan Tac Mahal, mehtaplı gecelerde bile aydan daha parlak görünür. 1966 Hint-Pakistan Savaşında, Pakistan savaş uçaklarına yol gösterici bir parıltı olmaması için, Hint hükümeti tarafından kubbesi siyah bir çadırla örtülmek zorunda kalınmıştır.
Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazanmasının üzerinden henüz fazla bir zaman geçmedi. Şurada 16 yıllık bir müstakillik geçmişi var. Bu bağımsızlığa giden yol ise birçok bağımsızlık mücadelesinde olduğu gibi çok zorlu ve kanlı engellerin aşılmasıyla ortaya çıkmış. Bu tarihlerin içinde en önemlisi bugün 17. yılı hüzünle anılan kanlı 20 Yanvar (Ocak) hadiseleri. Zira 20 Ocak 1990 gecesi meydana gelen acı olayların ardından başveren gelişmeler 1991 yılında azatlığa giden yolu açmış, Azerbaycan’ın tarihinde (1918-1920 arası hariç) gerçekten bağımsız bir devlet olmasını sağlamıştır. 19 Ocak gecesi Bakü’de bağımsızlık isteyen Azerbaycan halkının üzerine tanklarla yürüyen Kızılordu birlikleri ellerinde birkaç parça derme çatma tabanca tüfek olan Azerbaycan’lı direnişçileri ezmeye kalkmış, 20 Ocak sabahı 150-200 arası aralarında kadın ve çocuklarında olduğu ölü ile yüzlerce yaralı bırakarak artık söndürülmesi imkansız olan bağımsızlık fitilini ateşlemişti. Lenin meydanında toplanan yüzbinlerin omzunda bugünkü şehitler hıyabanına defnedilen 20 Yanvar şehitleri o gün bu gündür Azerbaycan’ın bağımsızlığının simgesi haline gelmişler.
Bugün sabahın erken saatlerinden itibaren kırmızı karanfillerle şehitler hıyabanına yürüyen yüzbinlerin yanında ben de birkaç Azerbaycanlı arkadaşımla 20 Yanvar şehitlerini ziyaret ettim. Olay çok yeni olduğu için hemen herkesin bir hatırası vardı. İki karanfilin birini tanımadığım gencecik Yusif ile Vefa’nın anıt resminin önüne bıraktım. Bu esnada Azerbaycan’ın bir türlü gülmeyen kara talihini düşündüm. Azerilerin büyük şairi Fuzuli sanki Azerbaycan’ın geleceğini görmüş de
Şebi hicran yanar canım, Töker gan çeşmi giryanım Oyadar helki efğanım, Gara behtim oyanmaz mı???
en çok kullandığımız anında mesajlaşma yazılımı MSN'in yeni sürümü hakkında yeni ekran görüntüleri sızdırıldı. Şu ana kadar kullandığınız MSN'i unutsanız iyi olur
SN'in en yeni Beta sürümünü web sitemizde yayınlamıştık. Bu sürümde önemli değişiklikler vardı ve final sürümün bomba etkisi yapacağı, yayınlanan görüntülerden belli oluyordu. Sadece görüntüde değil, yeni özelliklerle de mesajlaşma alışkanlıklarımıza yeni boyut kazandıracak olan Windows Live Messenger 9'un final sürümüne ait olduğu belirtilen 2 yeni ekran görüntüsü daha yayınlandı. Bu görüntülerde, beta sürümden farklı olarak bazı iyileştirmeler mevcut. Yeniliklerden Bazıları :: Ana pencerenin arka planı kişiye özgü değiştirilebiliyor. :: E-posta bildirgeci, artık daha büyük ikona sahip. :: Kişisel durum iletisi ile dinlediğiniz müzik, ayrılmış olarak gösterilecek. :: Mesajlaşma penceresinde, yazıştığınız kişinin resminin etrafındaki çerçeve rengi, kişinin o anki durumunu gösteriyor olacak. Çerçeve rengi kırmızı ise meşgul, yeşil ise sohbete müsait olduğu anlamına gelecek. :: Kişi listesinde yer alan kullanıcı adlarının yanındaki renkler de yine durum mesajı iletecek.
Sol tarafta yer alan reklam sekmeleri, yazılımın en altına alınmış durumda.
Hepinize Ulu Türk diyarı Azerbaycandan Salam Getirmişem... Aşağıdakı linki indirerek Güney Azerbaycan TV-sini izleyebilirsiniz. İran zülmü altında yaşayamayıpta Amerikaya gidip orada bi kanal açarak her kese iranda Türke karşıneler yapıldığını gösteren bi kanaldır. Her kese tavsiye ederim Sayğılar...
Bu program ile bilgisayarınızı paylaştıgınız diger kişilerin sizin dosyalarınızı kurcalamasını engelleyebilirsiniz.
Kullanım
Programı kurduktan sonra ilk defa çalıştırdıgınızda karşınıza kutucuk gelecek burada şifrenizi oluşturacaksınız iki kutucugada aynı şifreyi girin daha sonra şifrelemek istediginiz dosyayı add butonuna basarak şifreleyebilirsiniz Download
İndirdiginiz dosyaların zip şifresini bulamadıysanız yada kendi dosyanızın şifresini unuttuysanız bu program ile gerekli şifreyi elde edebilirsiniz .İki dakika içerisinde 13 milyon ihtimali deneyen bu programın tek kötü tarafı türkçe karakterli şifreleri bulamıyor olması... Download
♥ SEMTIMIZ ERKEKLER SEMTI, ASIK EDER HERKESI, UZERIMDEN EKSILMESIN BAYRAGIMIN GOLGESI, ISTE BIZ KOTU GUNDE HEP OMUZ OMUZAYIZ,OVUNMEK GIBI OLMASIN BIZ KARAKARTALLIYIZ...
♥ GUN DOGDU HEP UYANDIK STADLARA DAYANDIK BESIKTASIN UGRUNADA BAYRAKLARA DONANDIK SEMTIMIZ ERKEK SEMTI ASIK EDER HERKESI UZERIMDE EKSILMESIN BAYRAGIMIN GOLGESI ISTE BIZ KOTU GUNDE HEP OMUZ OMUZAYIZ OVUNMEK GIBI OLMASIN BIZ KARAKARTALLIYIZ.
♥ BAZEN HUZUN,BAZEN KADER SENIN SEVGIN BIR OMRE BEDEL.BESIKTAS SEN BIZIM HERSEYIMISSIN.
♥ BESIKTAS DIYEREK SANA YUZ VURDUK,SIYAHIN YANINA BEYAZI KOYDUK,YILLARDAN BERIDIR HEP SENIN OLDUK BESIKTAS SEN BIZIM HER SEYIMIZSIN ..
♥ GEL GUNDUZLE GECE OLALIM GEL GOKYUZUNDE YILDIZ OLALIM SENINLE SAMPIYONLUKLARA KOSALIM HAYDI BASTIR KARA KARTAL'IM.
♥ YAKISIR SANA YAKISIR,SANA SAMPIYONLUK YAKISIR,SEN ALEMDE TEKSIN, DEGISILMEZSIN,BESIKTAS SEN BIZIM HERSEYIMIZSIN!
♥ BASIN ONE EGILMESIN ALDIRMA KARTAL, ALDIRMA.EN BUYUK SEN DEGILMISIN ALDIRMA KARTAL, ALDIRMA KARTAL ALDIRMA...
♥ DUNYADA IKI TUR TARAFTAR VARDIR:BJK'LI OLANLAR,BJK'LI OLDUKLARININ FARKINA VARAMAYANLAR.
♥ KARA KARTALSIN GOKLERDE UZARSIN 100 YILDIR YASARSIN CEKEMEYENLER KISKANALAR CATLASIN BIR ALLAHIM BIRDE SEN VARSIN.
♥ SIYAHIN YANINA BEYAZ KOYDUK YILLARDIR BU RENKLERE BIZ BAS KOYDUK YAGMURLARDA CAMURLARDA STADLARI DOLDURDUK BESIKTAS SEN BIZIM HERSEYIMIZSIN.
Yılbaşı akşamı TRT Ekranlarında Hadise bir sürpriz yaparak Eurovizyonda söyleceği parçayı seslendirdi. O günden bu yana bir tartışma alıp başını gitti. Televizyon programlarında çeşitli tartışmalar yapılıyor. Herkes farklı açıdan yorumluyor. Tartışmaların en belirgin olanı her zaman olduğu gibi parçanın hangi dilde söylendiği ile ilgili oldu. Çoğu kişi parçanın Türkçe olması gerektiği çünkü eurovizyon yarışmasında ülkelerin kültürlerini yansıttığı gibi bir görüş hakim...
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın!..
Eurovizyon şarkı yarışması artık ülkelerin müzik kültürlerini yansıtan bir yarışma olmaktan çıkmış. Eurovizyon yarışması artık gelişmekte olan ülkelerin veya küçük ülkelerin her ne şekilde olursa olsun kendi ülkelerini tanıtma amacı taşıyor.
Yarışma artık kültür yansıtma formatından çıktığı için yarışmada söylenilen parçanın hangi dilde olması gerektiği tartışmasına da gerek olmadığını düşünüyorum. Tabi ki Türkçe olarak seslendirilse daha iyi olurdu.
Genel bir tartışmada Hadise'nin Düm Tek Tek parçasının daha önce derece aldığımız Sertap Erener'in ve Kenan Doğulu'nun seslendirdikleri parçalar ile aynı ritimde ve tonda olduğuydu. Buna bende katılıyorum. Fakat şunuda belirtmeden edemeyeceğim. Yarışma önceleri üst yaş grubuna hitap ediyordu. Bu nedenle de Gençler pek ilgi göstermiyordu. Son bir kaç yıldır avrupalı gençler eurovizyon şarkı yarışmasına ilgi göstermeye başladı. Dolayısıylada yarışma için hazırlamış olduğunuz parça gençlere hitap etmeli ki yarışmada dereceye girebilesiniz. Ehh Hadise'nin Düm Tek Tek parçasıda tam olarak gençlerin müzik zevkine hitap ediyor. Bu yüzden başarılı olacağını düşünüyorum.
Hadise Düm Tek Tek Parçasını online olarak aşağıdaki playerdan dinleyebilirsiniz.
Hadise'nin TRT yılbaşı programında ki performasını aşağıdaki bağlantılara tıklayarak izleyebilirsiniz.
Baby you’re perfect for me you are my gift from heaven this is the greatest story of all times we met in like in a movie so meant to last forever and what you’re doing to me feels so fine
angel I wake up and live my dreams endlessly crazy for you
can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek always out it like there no minute feels like there’s no way back can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek always out it like there’s no minute feels like there’s no way back
baby i read all answers in your exotic movements you are the greatest dancer of all times you make me feel so special no one can kiss like you do as it is your profession feel so fine
angel i wake up and live my dreams endlessly crazy for you
can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek always out it like there no minute feels like there’s no way back can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek always out it like there’s no minute feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek always out it like there no minute feels like there’s no way back can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek always out it like there’s no minute feels like there’s no way back
always out it like it no minute feels like there’s no way back always out it like there’s no minute feels like Düm Tek Tek
Hadise Düm Tek Tek Şarkı Sözü Türkçe
Bebeğim sen benim için mükemmelsin… Cennetten hediyemsin.. Bu tüm zamanların en iyi hikayesi Filmlerdeki gibi buluştuk Sonsuza kadar süreceğini düşündüm Ve bana yaptığın şey çok iyi hissettiriyor Meleğim, kalkarım ve rüyalarımı yaşarım sonsuza dek senin için çılgın kalbimdeki ritmi hissedebiliyor musun? vuruşlar düm tek tekliyor her zaman dakika yokmuş gibi çıkıyor geri dönüş yokmuş gibi hissettiriyor kalbimdeki ritmi hissedebiliyor musun ? vuruşlar düm tek tekliyor her zaman dakika yokmuş gibi çıkıyor geri dönüş yokmuş gibi hissettiriyor bebeğim bütün cevapları okudum egzotik hareketlerindeki sen tüm zamanların en iyi dansçısısın beni çok özel hissettiriyorsun kimse senin öptüğün gibi öpemez.. senin profesyonelliğinde olduğu gibi çok iyi hissettiriyor…
Hadise Düm Tek Tek Şarkı Sözü Lrc olarak indirmek için burayı tıklayın.
EUROVİZYON ŞARKI YARIŞMASI, 2009 YILINDA TÜRKİYEYİ HADİSE DÜM TEK TEK ADLI İNGİLİZCE PARÇA İLE TEMSİL EDECEK. DİNLEYİCİLERİNDEN BÜYÜK İLGİ ALAN DÜM TEK TEK ADLI PARCA VE KLİBİNDE ELEŞTİRİLER BÜYÜK ÇOĞUNLUKLA OLUMLU OLMAKLA BİRLİKTE HADİSEYE EŞLİK EDEN BAYANLAR VE PARÇANIN İNGİLİZCE OLMASI SEBEBİYLE DE OLUMSUZ GÖRÜŞ BİLDİRENLER DE VAR
HADİSE-EUROVİSİON 2009-DÜM TEK TEK KLİP İZLE,ŞARKIYI İNDİR,
Hadise Eurovision Şarkısı Dinle, Hadisenin Eurovizyon 2009 Şarkısı, HADISE EUROVISION ŞARKISI DINLE HADISENIN EUROVISION 2009 ŞARKISI
DUM TEK TEK HADISE EUROVISION ŞARKI YARIŞMASI 2009 DINLE
İşte ‘Hadise’ yaratan şarkı
Baby you’re perfect for me
you are my gift from heaven
this is the greatest story of all times
we met in like in a movie
so meant to last forever
and what you’re doing to me feels so fine
angel I wake up
and live my dreams
endlessly
crazy for you
can you feel the rhythm in my heart the beats going Düm Tek Tek
ISRAILE BOYKOT FILISTINE DESTEK OLMAK ICIN SIZ DE SITENIZE BU BANNERI EKLEYIN ISRAIL ÜRÜNLERİNİN LİSTESİNİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN YAZIN ZİYARETCİLERİNİZİ BİLİNÇLENDİRİN. ÖDEDİĞİNİZ HER KURUŞ FİLİSTİN HALKINA KURŞUN OLARAK DÖNMEKTEDİR UYANIN ARTIK EVINIZIN İÇİNE BİR BAKIN İSRAİL ÜRÜNÜ OLMAYAN NEYİNİZ VAR
Her tür mal üzerinde bulunan diyagram (Barkod)’un ilk üç veya bazen ilk iki rakamı üretildiği ülkeyi temsil etmektedir.
Malumunuz 869 Türk mallarını temsil eder.
729 ile başlayan barkoda sahip ürünler ise İsrail Malıdır.
Marka ezberlemektense bu rakamı taşıyan ürümleri satın almamanızı öneririm.
729
Unutmayalım.
TÜM iSLAM ALEMİNE DUYURU!
“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta
ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler.
Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple
uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”(Hadis)
EY MÜSLÜMANLAR! BU HADISI ŞERİFİ
OKUDUGUNUZDA RAHAT
OLABILIYORMUSUNUZ?
ELLERİNİZDEN HİÇBİRŞEY GELMESE BİLE!
BOYKOT EDİN!!
TÜM İSLAM ALEMİNİ BOYKOTA ÇAĞIRIYORUZ!!!
Basit Hesap!
Günde 1 paket Amerikan sigarası (Philip Morris) tüketen
bir kimse her ay 4.5 YTL x 30 = 135 YTL x 12= her yıl 1.620 YTL
Amerikan şirketlerine kazandırmakta.
Peki hayatımızda kaç kez ve ne kadar Amerikan ve İsrail saldırısına uğramış bir ülke halkına yardım ettik?
look at his face - A 7-year-old Lebanese boy fights for his life on a hospital bed
in Saida 17 July 2006 after being injured in an Israeli air raid - AFP
look at the eye- Issam Mostafa, a 3-year-old Lebanese boy, rests at a hospital
AOL internet Time magazine Life magazine Time-Life books, etc. Lilt Rad Sunkist Delta Galil Industries Ltd Marks & Spencers Hema Auchan Tchibo GAP Banana Republic Structure J-Crew J.C. Penny Pryca Lindex DIM Donna Karan / DKNY Ralph Lauren Playtex Hugo Boss Aramis Clinique DKNY Estee Lauder Pre******ives Origins Natural Resources MAC Cosmetics La Mer Bobbi Brown Essentials Jane Bumble and Bumble Kate Spade Baby Products LEWIS TRUST GROUP LTD Britannia Pacific Properties Marks & Spencer M&S stores St. Michaels Fox TV Network Sky TV Network Star TV Network National Geographical Weekly Standard Newspaper, TV Guide News of the World (UK) The Sun (UK) The Times Sunday Times, Times Educational Suppliment (TES), etc The Telegraph (Australia), Gold Coast Bulletin, Herald Sun, Independent Newspapers Ltd, Newsphotos, Sunday Herald, Sunday Mail ..etc… lots more Australian papers! The New York Post (US)newspaper Harper Collins Book Publishers, Ragan Books, Zondervan Nursery World, Rawkus, NDS, Mushroom Records, ChinaByte.com, Festival Records Revlon cosmetic products New World Entertainment Forbes Selfridges Selfridges Stores Home Depot retails stores EXPO Design Centers Villager’s Hardware stores Apex Supply Company Georgia Lighting Maintenance Warehouse National Blinds and Wallpaper LEA & PERRINS LU Biscuits APAX PARTNERS & CO. LTD Ariel Intel IBM NOKIA DANONE CNN Phillips Morris Parlement Marlbora Carrefour Coca-Cola Dr Pepper Sprite Fanta Schweppes Fruitopia Kia Ora Johnson & Johnson CNBC ICQ (internet chat program) Maggi Calvin Klein Danone yogurt The Limited Inc SARA LEE Leggs - Hosiery Sara Lee Bakery Kiwi - Shoe care Nur die - Hosiery Sanex - Body care Gossard - Intimate apparel Kiwi - Shoe care Nokia electronic products NESTLE Nescafé Perrier Vittel Pure Life Carnation Libby’s Milkmaid Nesquik Buitoni Crosse & Blackwell Milkybar, KitKat, Quality Street, Smarties, After Eight, Lion, Aero, Polo Shreddies cereal KitKat, Quality Street, Smarties, Baci, After Eight, Baby Ruth, Butterfinger, Lion, Aero, Polo, Frutips Felix - cat food L’Oréal (important interest) L’OREAL Giorgio Armani Perfumes Redken 5th Avenue NYC Lancome Paris Vichy Cacharel La Roche-Posay Garnier Biotherm Helena Rubinstein Maybelline Ralph Lauren Perfumes Carson KIMBERLY-CLARK KLEENEX facial tissues KOTEX products HUGGIES disposable baby products ANDREX products Walt Disney Disneyland EuroDisney Disney Products Strauss dairy Jacob biscuits HP foods Evian, Volvic Galbani
.hmmessage P { margin:0px; padding:0px } body.hmmessage { font-size: 10pt; font-family:Verdana } Sen geceleri rahat uyurken... -Onlar bombolarla uyuyorlar! Sen evinde anne ve babanın istediğin şeyleri almadığı için kızıyorsun... -Ama onların istediklerini alıcağı bi ailesi bile yok! Sen markalarla büyürke... -onlar vahşiyet,eziyet ve insan dışı muhamelerle büyüyorlar! Sen yatağında uyurken... -onların yatıcak yeri bile olmuyor! İstediğin yemekler evde olmayınca şikayet ediyorsun... -Onların yiyecek yemekleri bile olmuyor!
İNSANLIK NERDE? YÜREKLERDE HİÇ VİCDAN KALMADI MI ? ARTIK KAÇ ÜLKENİN DAHA YOK OLUŞUNU İZLİCEZ SIRA BİZE GELENE KADAR MI YOKSA DÜNYADA KİMSE KALMAYINCA MI? HAYDİ ARTIK UYANIN O TAŞLAŞMIŞ KALPLERİNİZE BİR SORUN BUNLARI... BiR TEK MAİLLERLE DEİL ARTIK HAREKETE GEÇMENİN SIRASI GELDİ GEÇİYORDA!!! HAYDİ ELELE VERELİM VE İNSALIĞI KURTARALIM DÜNYAYI PİSLİKLERDEN ARINDIRMA ZAMANI GELDİ...!!!
İşte o Cani İnsanlıktan Çıkmış Olan İsral'e Destek veren Katil Ürünler
Filistini "SEN" Vuruyorsun Haberin YOK !
Tommy Hilfiger
Coca Cola
McDonald's
Nescafé
Fanta
Sprite
Schweppes
Damla Su
Burn
Nestea
Powerade
Cappy
Turkuaz Su
Lipton
Nestle
Pizza Hut
Danone
Starbucks Coffee
Vakko
Hugo Boss
Timberland
DKNY
GAP
Levi's
L'OREAL
Champion
Calvin Klein
J. Crew
Carrefour
Marks & Spencer
Ko+ex - Kotex
Huggies
Ariel
Knorr
Maggi
Hacı Şakir
Lancome Paris
Biotherm
Pantene
Dogadan Çay
CNN
IBM
Nokia
icq
National Geographic
aol
Henri Bendel
Vichy Laboratoires
The Limited
Intel
Helena Rubinsten
JCPenney
New York Post
Lerner New York
Nursery World
The Daily Telegraph
Time
The Time
The Sun
the weekly Standard
Vittel
The White Barn Candle Co.
News of the World
Ralp Lauren
Victoria's Secret
La Roche-Posay Laboratoire
Jo Malone
Estee Lauder
Kleenex
Kimberly-Clark
Structure
20th Century Fox
Gossard
Plantex
New York & Company
Origins
Sara Lee
Perrier
Fruitopia
aramis
Disney
Douwe Egberts
Ambipur
Dim
Delta Galil Industries Ltd.
Bali
Buitoni
The Home Depot
Hanes
Expo Desing Center
Georgia Lighting
Apex
Villager's Hardware
Hema
Kiwi
Bath & Body Works
Auchan
Hanes Hosiery
Hillshire Farms
Harper Collins
Just My Size
Pickwick
Sky
Outer Banks
Revlon
Kia Ora
Pilao
River Island
Sanex
Pryca
Star
Superior
Nur Die
wonderbra
Prescriptives
Ball Park
Bryan
Aoste
Tchibo
Banana Republic
Lindex
Intimate Brands
Libby's Pumpkin
Lovable
L'eggs
Jimmy Dean
Structure
Sensun Gazoz
Dr Pepper
Lilt
israilin Filistin'e başlattığı operasyon "Sizlerin desteği" sayesinde günden güne büyüyerek devam ediyor. Her gün "Sizin" sayenizde bir filistinli çocuk hayata gözlerini yumuyor.. Bu nasıl mı oluyor! DEVAMINA BAKINIZ LÜTFEN
Bu nasıl mı oluyor! "Sen" farkında olmadan aldığın her israil malı ile israil bütçesine bununla paralel olarak israil ordusuna bir Müslüman olarak yardım ediyorsun! Bu şekilde amerikanında desteği ile güçlenen 7 milyoncuk israil 2 Milyar Müslümana meydan okuyor! "Sen" israil ve ona destek olan ülkelerin her türlü malına para verdiğin sürece onlar senin ve Müslüman kardeşlerinin kanını emmeye devam edecek!
Bu gafletten nasıl uyanırım?
Aldığınız ürünün barkod numarasındaki rakamların açıklamalarını ve hangi numaranın hangi ülkeye ait olduğunu aşşağıdaki tablolarda bulabilirsiniz. Burada dikkat etmemiz gereken bir nokta var!
israilin barkod ülke kodu: 729
Türkiye'nin ise 869'dur fakat bazı yabancı firmalara ait ürünlerde 869 barkod kodu ile başlayabiliyor! Burada lütfen dikkatli olunuz aldığınız ürünün Barkodu 729 ise siz zaten elinizdeki ürünle Filistine kurşun sıkmış oluyorsunuz amma 869 ile başlayan israil ve amerika destekcisi ürünlerlede dolaylı yoldan aynı eylemi gerçekleştirmiş oluyorsunuz! Bu konuda göstereceğiniz hassasiyete güveniyoruz!
Eğer bu mesajı aldınız ise, bilin ki birileri sizi seviyor ve büyük bir olasılıkla sizin sevdiğiniz birileri var. Eğer bu mesajı gönderemeyecek kadar yoğunsanız ve kendi kendinize,'nasılsa bir gün -yollarım' diyorsanız çok uzak, hiç ulaşmayabilir.
Bu Tantra Hindistan`dan geldi. İster inanın ister inanmayın, onu okumak için birkaç dakikanızı ayırın, olur mu? İçinde, ruh için yararlı birçok mesaj var.BU İYİ ŞANS İÇİN BİR NEPAL TANTRA TOTEMİ.
Bu Totem Tantra size 'iyi şans' için gönderildi. Dünyayı 10 kez dolaştı. YAŞAM İÇİN ÖNERİLER
DEVAMINDA
Kepekli pirinçten çok ye.
İnsanlara beklediklerinden daha çok şey ver ve bunu zevk alarak yap.
En sevdiğin şiiri ezberle.
Dinlediğin her şeye inanma, sahip olduğun her şeyi harcama ve istediğin kadar uyuma.
'Seni seviyorum' dediğinde, cidden söyle.
Üzgünüm dediğinde, o kişinin gözlerinin içine bak.
Evlenmeden önce en az 6 ay nişanlı kal. İlk bakışta aşka inan.
Başkalarının düşleriyle asla alay etme.
Tutkuyla ve derinden sev. Sonradan yara alabilirsin belki, ama hayatı komple yaşamanın tek yolu budur.
Anlaşmazlık durumlarında, dürüst ol.
Kimseyi kırma, hakaret etme.
İnsanları akrabalarına göre yargılama.
Yavaş konuş, ama hızlı düşün.
Biri sana, yanıt vermek istemediğin bir soru yöneltirse, gülümse ve en büyük aşkın ve en büyük başarıların daha büyük riskleri olduğunu hatırla.
Anneni ara.
Biri hapşırdığında 'çok yaşa' de.
Kaybettiğinde, ders al.
3 'S'yi unutma: Kendine Saygı; başkalarına Saygı; herşeyde Sorumluluk.
Küçük bir anlaşmazlığın büyük bir arkadaşlığı bozmasına izin verme.
Hata yaptığını farkettiğinde, onu hemen düzelt.
Telefona cevap verirken gülümse.Seni arayan kişi bunu sesinden anlayacaktır.
Konuşmaktan, sohbetten hoşlanan bir kadın/erkekle evlen. Yaşlandığınızda, konuşma yeteneğiniz her şeyden daha önemli olacak.
Biraz yalnız kal.
Değişikliklere kucak aç, ama değerlerini yitirme.
Suskunluğun, bazen, en iyi yanıt olduğunu unutma.
Daha çok kitap oku, daha az televizyon seyret.
İyi ve saygın bir hayat sür. İleride, yaşlandığında ve geçmişi hatırladığında, bir kez daha nasıl zevk aldığını göreceksin.
Allah`a güven ama arabanı kilitle. (Deveni bağla sonra tevekkül et).
Evde sevgi dolu bir atmosfer önemlidir.Huzurlu ve uyumlu bir ortam yaratmak için elinden geleni yap.
Sevdiklerinle anlaşmazlığa düştüğünde, o anki duruma önem ver.
Geçmişte çok yaşama.
Satırlar arasını oku.
Bildiklerini paylaş. Ölümsüzlüğü elde etmenin bir yoludur.
Gezegenimize karşı nazik ol.
Dua et. Duada, ölçülemeyecek bir güç saklıdır.·
Sana sevgi gösterisinde bulunan birini engelleme.
Başkalarının işine burnunu sokma.
Onu öperken gözlerini kapatmayan bir kadın/erkeğe güvenme.
Yılda bir kez hiç gitmediğin bir yere git.
Çok para kazanıyorsan eğer, hayattayken, başkalarına yardım et. Bu, Şansın sana verebileceği en büyük tatmindir. Unutma, istediklerini elde edememek, bazen büyük bir şanstır.
Bütün kuralları öğren, sonra bazılarına uyma.
İki insan arasındaki aşkın birbirine duydukları gereksinimden daha büyük olduğu ilişkinin, en iyi ilişki olduğunu unutma.
Başarını, onu elde etmek için vazgeçmek zorunda kaldığın şeylere bağlantılı olarak değerlendir.
Bu mesajı saklama
TANTRA TOTEM 96 saat içinde elinden çıkmalı.
Bu mesajı en az 5 kişiye gönder ve 4 gün içinde yaşamını gözle. Hoş bir sürpriz yaşayacaksın.
Böyle şeylere inanmasan da, gerçek bu
0-4 kişiye gönderirsen yaşamında az değişilik olacak.
5-9 kişiye gönderirsen hayatın istediğin doğrultuda düzelecek. 9-14 kişiye gönderirsen: üç hafta içinde en az 5 sürpriz yaşayacaksın. 15 ya da fazla kişiye gönderirsen hayatın kökten değişecek ve düşlediğin herşey şekillenmeye başlayacak.
High School Musical 3: Senior Year will be the third installment in Disney's High School Musical franchise. It is scheduled for a theatrical release in the United States on October 24.
Programı indirip kurunuz daha sonra internet tarayıcınızı açarak www.youtube.com yazıp enter’a basmanız yeterlidir…
Türkiye’ den Erişim Yasağı olan Youtube Video paylaşım sitesine giriş yapabilmeniz için bu yamayı bir kez kurmanız yeterli olacaktır. Kurulum Makinenizde ki host dosyasına youtube ait olan 2859 tane ip yi kaydedip tam anlamıyla site erişimi sağlanacaktır. Bilgisayarınıza ayrıca herhangi bir dosya kurulmayacak ve tam manasıyla güvenli bir şekilde makinenizi yormadan erişim sağlayabileceksiniz. Makinenizi açıp kapatmaya gerek kalmadan yapabilirsiniz.
Not : kurulumdan önce sadece browserleriniz (explorer,mozilla vs) kapalı olmalıdır.
Avrupa'da büyük yankı uyandıran bu video, trafiğe çıkan her insanın dikkatli olması konusunda bilinçlenmesini amaçlıyor.
Kuzey İrlanda Çevre Bakanlığı, "Hız arttıkça, felaket de büyür - The Faster the Speed, the Bigger the Mess" adıyla 60 saniyelik sosyal içerikli bir reklam kampanyası başlattı ve sonuç olarak bu video çıktı.
Video metallica-nothing else matters müziği ile dahada anlamlı hale gelmiş...
Sizde araçla trafiğe çıkan bir bireyseniz lütfen videoyu seyredin ve trafiğe çıkmadan önce bir daha düşünün...
STARDIUM:(müzik şirketleri) adresi: Stardium Müzik Yapım 4. Levent Sanayi Mahallesi Eski Büyükdere Caddesi Behçet Sokak No3 4.Levent / İstanbul :sürekli çalıştıkları stüdyo
BEYKENT ÜNİVERSİTESİ ŞİŞLİ/AYAZAĞA KAMPÜSÜ ADRESİ: Şişli Ayazağa Kampüsü Şişli Ayazağa Mahallesi Hadım Koru Yolu Mevkii Şişli, İstanbul : DİZİ CEKİMİ OKUL SET BÖLÜMÜ
Azerbaycan Türkçesini öğrenmek için oldukça kullanışlı bir program. Dilmanc adlı bu program Anadolu türkçesini, Azerbaycan Türkçesine çok güzel bir şekilde tercüme ediyor.Program ücretsizdir.
Şu anda indireceğiniz yama MSN Messenger 7.5 (-) sürümü için geçerlidir. Bu program ile istediğiniz kadar MSN Messenger penceresi ve oturumu açabilirsiniz. Kullanımı çok kolay ve çok küçük bir boyutu olan bu program çok işinize yarayacaktır... Programı açtığınızda önünüze gelen küçük pencerede MSN Messenger'in seçili olması ve Load botonuna basmanız bilgisayarınızda yeni bir MSN Messenger'in açılmasını sağlayacak [sağ alt köşede görebilirsiniz] ve ordan istediğiniz gibi oturum açabilirsiniz.
Tvu player; süperlig maçları, kupa maçları, hazırlık maçları ve galatasaray’ın avrupa kupaları maçları gibi bir çok maçı internet üzerinden izleyebileceğiniz ve bu amaçla kullanılabilecek en popüler programdır. Aslında bu program sıradan bir online tv izleme programı gibi dursada bu son yıl içerisinde adı daha çok maçlarla duyulan bir programdır.
Dünyanın en çok tercih edilen paylaşım programlarından olan LimeWire ile müzik, resim, video, program ve doküman gibi dosyaları indirebilir ve paylaşabilirsiniz.
LimeWire Özellikleri:
Dosya indirme hızında sağlanan ciddi artış ile birlikte çok hızlı dosya indirme işlemlerini gerçekleştirme.
Dosyaları indirdiğiniz kişiler ile bağlantı kurabilme ve anlık mesajlaşma (chat) gerçekleştirebilme.
İndirdiğiniz müzik veya video dosyasını dahili medya oynatıcı ile dinleme veya izleme.
Dosya indirme işlemlerini yarıda bırakabilme ve bir sonraki açılışta kaldığınız yerden indirme işlemine devam edebilme.
Bilgisayarın bir şekilde kapanma ihtimaline karşı sonraki açılışta indirmekte olduğunuz dosyaların indirme işlemine (download) devam edebilme ve kayıp yaşamama.
Birçok dil desteği ile LimeWire'ı Türkçe kullanabilme.
Arkadaşlarınızla IP bağlantısı kurup (güvenlik duvarınızın izin vermesi gerekir) doğrudan dosya alışverişinde yapabilme.
Kolay kullanım ve basit arayüz ile rahat kullanım ve gelişmiş özellikleri ayarlayabilme.
LimeWire programı kendi içinde dosyaları taratarak güvenli programları sizler için belirliyor.
Uyarı! Aramalarda bulduğunuz güncelleme dosyalarından programı güncellemek istediğinizde kilit işareti () çıkarsa bu dosyanın güvenli olduğu ve güncellemenin LimeWire tarafından dağıtıldığı anlamını taşır (Aşağıdaki resimde güvenli link uzantısı örneği vardır.) ve rahatlıkla indirme işlemini yapabilirsiniz.
Fakat güncellemenin LimeWire dışında başka bir linkten yapılması olasılığında virüs tehlikesinin olduğunu, dolayısıyla bunuda kilit işaretinin () olmamasından anlayabilirsiniz. Bu durumda indirme işlemini kilitli olan dosyadan yapmanız tavsiye edilir. (Aşağıdaki resimde güvenli olmayan link uzantısı örneği vardır.)
Yeni sürümleri ile beraber LimeWire programı artık Torrent protokolünü de destekliyor. Milyonlarca download ve upload işleminin yapıldığı bu hızlı ve popüler yazılım ile artık Torrent dosyalarınıda indirebilecek ve paylaşabileceksiniz.
Skin desteğine sahip LimeWire'ı aşağıda gördüğünüz renk ve görünümlerde kullanmak istiyorsanızbu adrestenskinleri indirebilirsiniz.
indirme liki devamındadır
4.18.6 Sürüm Değişiklikleri:
Torrent desteği geliştirilmiş.
Paylaşımdaki dosyalar üzerindeki kontrol geliştirilmiş.
Sistem durum bildirisi özelliği eklenmiş.
İndirme işlemlerinin kaldığı yerlerden devam edebilmesi için bir çok kolaylık getirilmiş.
Bağlantı güvenliği ve kişisel bilgilerin gizliliği konusunda önlemler geliştirilmiş.
Önemli! Birçok ziyaretçimiz bize kurulum problemi yaşadığını iletti. Program Java tabanlı çalıştığı için kurulumda problem çıkarabilmektedir. Bunun önüne geçmek için ve programı başarılı bir şekilde çalıştırmak için lütfen Java Runtime Environment'ın en son sürümünü indirip kurduktan sonra LimeWire programını kurun.
Java Runtime Environment indirme sayfasına gitmek için buraya tıklayın. PROGRAMI İNDİ
Bilgisayarımızdan Ağ Bağlantılarına gelip (Başlat/Ayarlar/Ağ Bağlantıları) Yerel Ağ Bağlantımızı buluyoruz.
Üzerine sağ tıklayıp özellikler diyoruz.
Buradan aşağıda görüldüğü gibi İnternet İletişim Kuralları(TCP/IP)'nin üstüne gelip hemen sağ altında bulunan Özellikler butonuna tıklıyoruz.
Burada karşımıza iki tane otomatik olarak ayarlanmış Ip ve Dns adresleri çıkıyor. Bunlardan IP'ye dokunmayıp alt kısımda bulunan DNS sunucu adreslerini kullan yazısını aktif ediyoruz
Yeğlenen DNS Sunucuna sırasıyla 4 2 1 1 Diğer DNS Sunucusuna sırasıyla 4 2 2 2 yazıyoruz ve tamam'a tıklayıp kapatıyoruz.
Böylelikle YouTube'a giriş yapabiliyoruz, bazen dns'ler hemen algılanmayabilir o yüzden bilgisayarı kapatıp açmakta fayda var.
# İşlemci: Çift çekirdekli işlemci 2.6 GHz Intel Pentium D veya AMD Athlon 64 X2 3800+ (Intel Core 2 Duo 2.2 GHz veya AMD Athlon 64 X2 4400+ veya daha yükseği tavsiye ediliyor)
#
# RAM: 2 GB (3 GB tavsiye ediliyor)
#
# Ekran Kartı: 256 MB DirectX 10.0– destekli ekran kartı veya DirectX 9.0– ve Shader Model 3.0 destekli veya daha
# yükseği (512 MB bellekli olması tavsiye edilmiş ).
Google'ın piyasaya sürdüğü yepyeni internet tarayıcısı olanGoogle Chrome üzerine çok şey yazıldı çizildi. Bu yazıda Google Chrome'a göre siyah, yeşil ve turuncu temaları bulabilirsiniz.
Öncelikli Google Chrome’i buradan indirebilirsiniz.
Standart görünümde mavi pencere şeritlerine sahip olan Google Chrome’i temalar ekleyerek göz zevkinize göre şekillendirin. İşte bulabileceğin ilk Google Chrome temaları:
Turuncu Tema indir Tema Kullanımı İndirdiğiniz rar dosyalarının içindeki default.dll‘i aşağıdaki klasör konumuna kopyalayıp diğeri ile değiştirin.
Vista Kullananlar : x:\Users\*Bilgisayar Adı*\AppData\Local\Google\Chrome\Application\0.2.149.2 7\Themes\ Xp Kullananlar : x:\Documents and Settings\*Bilgisayar Adı*\Local Settings\Application Data\Google\Chrome\Application\0.2.149.27\Themes\
*Eğer yapamadıysanız.
*Masaüstünüzdeki Google Chrome simgesine - sağ tıkla > özellikler > hedef bul - Karşınıza çıkan klasörlerden 0.2.149.27 içerisindeki Themes klasörüne yapıştırın.
Tarayıcılarda açtığımız her web sayfasının asıl kaynağı olan code (Kod) kısmı vardır. Kod kısmını tarayıcı yorumlar ve görsel olarak kullanıcıya sunar. Bulunduğumuz web sayfasının kaynağına bakmak için mouse ile sayfada sağ tıklar 'Kaynağı Görüntüle' deriz. Google Chrome ile aynı zamanda adres çubuğuna 'view-source:http://www.googlechromeindir.com/' yazarakta sayfanın (Sitenin) kaynağına ulaşabiliyoruz. (Bu şekildeki erişim Firefox tarayıcıda da çalışmakta. Fakat aşağıdaki özellik sadece Google Chrome da bulunuyor.) Yalnız google chrome kaynak görüntülemesi diğer tarayıcılara göre farklı. Css, Js, Jpg, Gif, Png ve diğer resim ve diğar kaynak dosyalar ayrıca bağlantılar linkli olarak geliyor. Bağlantı adresi üzerine tıkladığımızda bağlantıya gidebiliyoruz. Kullanıcılar için olmasada web ile uğraşan webmasterlar için güzel bir uygulama.
Google Chrome ile ziyaret ettiğiniz herhangibir sayfa içerisinde aramak istediğiniz kelimeleri sayfa içi arama motoru ile bulabiliyorsunuz. Sayfa içi arama motoruna Ctrl + F kısayolu ile ulaşabiliyorsunuz.
Arama kutusu adres çubuğunun altında sayfanın yapısına göre sağında, ortasında veya solunda yer alabiliyor. Arama kutusu bu özelliği ile sayfanın görüş açısını bozmamış oluyor. Arama kutusuna yazdığınız kelimenin kaç adet olduğunu ve kaçıncı aranılan kelimenin seçili olduğunu görebiliyorsunuz. Yukarı ok tuşu ile yukarı sonuçlara çıkıyorsunuz, aşağı ok tuşu ile aşağıdaki sonuçlara gidebiliyorsunuz. Hemen sağ tarafındaki X işareti ile kapatabiliyorsunuz. Ayrıca firefoxda olduğu gibi aranılan kelimeleri sayfa içinde renklendiriyor.
Web sayfalarının vazgeçilmezlerinden olan formlar iletişim sayfalarında, yorum ekleme sayfalarında, tavsiye sayfalarında vd. sayfalarda kullanılıyor. Formların da vazgeçilmezlerinden olan textarea kutularıdır. Örneğin iletişim formlarında iletişim kurmak istediğimiz kişi veya kurumlara iletmek istediğimiz yazıları textarea kutularına yazarız. Bazen kutunun boyutları bize küçük gelebilir yada fazla büyük gelebilir. Kutunun boyutuna müdahale edemeyiz. İstisnai durumlarda bazı web sitelerinde javascript veya ajax teknolojisi ile textarea kutusunun boyutunu değiştirme şansı verilir fakat bu özellik bütün sitelerde bulunmayabilir.
Google Chrome, textarea kutularının boyutunu istediğimiz gibi değiştirmemize yardımcı oluyor. Textarea kutusunun sağ alt köşesindeki noktalı üçken kısmına mouse ile geliyoruz ve sürüklüyoruz. Hepsi bu kadar.
Şuradan test edebilir ayrıca google chrome tarayıcıyıda bu vasıta ile arkadaşlarınıza tavsiye edebilirsiniz.
Bu özellik firefox kullanıcıları içinde var fakat eklentisini yüklemeniz gerekiyor. Firefox kullanıcıları eklentiyi şuraya tıklayarak indirebilirsiniz.
- Adres çubuğuna yazdığınız kelime ile ilgili bilgiler hemen altında listelenir. Bu gelen öneri siteler daha önce Google Chrome browserden girdiğiniz siteler, sık kullanılan siteler ve google öneri hizmeti ile google önerileri yer alır.
- Adres çubuğuna herhangibir yazı girip enter tuşladığnızda google üzerinde arama yapar ve google sonuç sayfasına yönlendirir.
- Herhangibir web sitesine gitmek için web site adresini adres çubuğuna yazıp enter tuşlarız veya adres çubuğunun sonunda bulunan üçgene tıklarız.
- Herhangibir yerden kopyaladığımız bir url veya kelimeyi adres çubuğuna yapıştırarak ta kullanabiliriz. Bu yazıyı yapıştırdıktan sonra enter tuşlamak istemiyorsak adres çubuğuna sağ tıklarız ve 'Yapıştır ve git' seçeneğini kullanırı. Bu özellik sayesinde enter tuşlamadan yazdığımız url ye veya google arama sonuç sayfasına yönleniriz. (Bu özellik Opera browserde bulunuyordu.)
Sık Kullanılanlar
Açtığımız web sitesini kolayca sık kullanılanlarımıza eklemek için adres çubuğunun url kısmının hemen solunda yer alan yıldız simgesine tıklamamız yeterli olacaktır.
Açtığımız web siteleri veya sayfaları sık kullanılanlar listemizdeyse yıldız simgesi koyu sarı, listede yoksa açık sarı renginde olacaktır.
Google Chrome ile sekme açabiliyoruz. Bütün sekmeler aynı chrome penceresinde açılıyor. Pencerede açılmış istediğimiz bir sekme sayfayı ayrı bir chrome sayfasında açabiliyoruz. Sekmeyi ayrı bir pencerede açmak için sekme başlığına mouse ile tıklayıp sayfa ortasına doğru sürüklüyoruz ve bırakıyoruz. Bıraktığımız anda sekme ayrı bir pencerede açılmış oluyor. Yine aynı şekilde ayrı bir pencerede açılmış chrome penceresini diğer pencere ile birleştirebiliyoruz. Birleştirmek içinde sekme başlığına tıklayıp sürüklüyoruz.
Google Chrome ile gezdiğimiz sekmelere geri dönmüyi veya sekmeler arası ileri gitmeyi (Sekme geçmişini) görüntüleyebilmek için adres çubuğundaki 'İleri' ve 'Geri' butonlarının üzerine mouse (Fare) ile sağ tıklamamız yeterli olacaktır. Sekme geçmişi seçenekleri açılacaktır.
Bütün browserlerde yer alan Home (Ev - Ana Sayfa) ikonu bulunur. Google Chrome da ise ilk bakışta bu butonu göremiyoruz. Bu butonu getirmek için adres çubuğundaki ayarlar butonuna tıklıyoruz, Seçenekler tıklıyoruz. Buradan Temel Bilgiler sekmesinden 'Araç çubuğunda Home düğmesini göster' seçeneğini aktif hale getiriyoruz.
Omnibox, Google arama standardı ile elbette arama motorunun diğer gelişmiş özelliklerine erişim elde etmenizi sağlıyor. Ekran görüntümüzde Google'ın birim dönüştürücüsünü nasıl kullanabileceğinizi görebilirsiniz.
Google Chrome size arama önerileri sunmak için tüm arama sorgularını Google'a gönderir. Bu özelliği kullanmak istemiyorsanız kapatabilirsiniz. Kapatmak için mouse sağ tuş ile Omnibox'a (adres satırı) tıklayın ve 'Arama motorlarını düzenle...' yi seçin. Burada 'Adres çubuğuna girilen aramaların ve URL'lerin...' seçeneğinin yanındaki seçili kutuyu pasif (Seçisiz) yapın.
İndirdiğimiz her Google Chrome browser kendisine has bir müşteri numarasına (ID) sahiptir ve bunu 'Local State' dosyası içinde kayıt eder. Bu dosya gizli olduğu için klasör özelliklerinden 'gizli dosya ve klasörleri göster' seçeneğini etkinleştirmemiz gerekir. Windows Vista işletim sistemlerinde bu dosyaya ulaşmak için şu yolu takip ederiz. 'C:\Kullanıcılar\[Kullanıcı Adı]\Local Settings\AppData\Local\Google\Chrome\User Data' dizininde bulabilirsiniz. Windows XP'de bu dosyaya ulaşmak için de şu yolu takip ederiz. 'C:\Documents and Settings\[Kullanıcı Adı]\Local Settings\Application Data\Google\Chrome\User Data' dizini altında bu dosyayı bulabilirsiniz. Önlem amaçlı farklı bir konuma bu dosyanın bir yedeğini alın. Sonrasında dosyayı bir düzenleyici yardımıyla açın (Örneğin Notepad - Not defteri), 'client_id' ve 'client_id_timestamp' değerlerini, karşılarında sadece boş bir karakter zinciri ('') kalacak şekilde silin.
Düzenlediğiniz dosyayı kaydedin ve sonra dosya özelliklerinde (içerik menüsü; sağ fare tuşu) dosyanın yazma korumasını aktif hale getirin.
Google Chrome bir sonraki başlangıçta bu girdileri tamir etmeye çalışacaktır ama yazma koruması yüzünden başarısız olacaktır. Pes etmek yerine tarayıcı 'Local State.tmp' adında yeni bir dosya daha oluşturacaktır. Bu yüzden yazma koruması dahil bir önceki adımlarda yapılanları aynen bu dosya için tekrar edin. Sonrasında ise tarayıcı pes ediyor. Bu ayar yapıldığında herhangi bir program hatası keşfedemedik. Ama eğer sizde herhangi bir problem oluşursa dosyanın yazma korumasını devre dışı bırakın veya yedeklediğiniz dosyayı geri yükleyin.
Google Chrome ile ziyaret ettiğiniz web sayfaları yanıt vermiyorsa about:hang komutunu kullanıyoruz. Adres çubuğuna yazıp enter tuşluyoruz ve aşağıdaki resimdeki gibi pencere açılıyor. Sayfayı sonlandırıyoruz yada bekliyoruz. (Windows görev yöneticisi gibi çalışıyor tek farkı Google Chrome'u tamamen kapatmayıp sadece o sekme için kapatma işlemi yapıyor.)
Google Chrome'un kullandığı fonksiyonların istatistiksel değerlendirmelerini listelemek için adres çubuğuna about:histograms yazıp enterliyoruz. Google Chrome ile bu yazıyı okuyorsanız linke tıklıyorsunuz.
Google Chrome ile açılan bütün site ve sayfalarındaki bağlantılar kayıt altına alınır. Bu kayıtlar değerlendirilir. Bu bilgilere ulaşabilmemizi sağlayan ipucu ise about:network dir. Adres çubuğuna about:network yazıp enter dediğimizde Start diyerek kayıt altına alınan bilgiler gösterilir.
Google Chrome ile ziyaret ettiğimiz web sayfalarının dns bilgilerini görmek için adres çubuğuna about:dns yazıp enter diyoruz. Site Hostname bilgileri, açılış süreleri, açılış zamanları ve diğer bilgiler yer alıyor.
Google Chrome ile ilgili geniş istatistikler sunan gizli bir sayfa. about:stats yazıp enter tuşladığımızda karşımıza google chrome ile ilgili geniş bir bilgi sunan doküman geliyor. Google chrome ne zaman açıldı, sistem açılış ve kapanışları açılan sayfalar vs.
Google Chrome Firefox, opera ve internet explorer ile karşılaştırılınca daha az kaynak tüketimi yapıyor. Açılış ve kapanışları diğer browserlere göre daha hızlı gerçekleşiyor.
Google Chrome ve diğer açık browserlerin kullandıkları kaynak tüketimini görebilmek için adres çubuğuna about:memory yazıp enter tuşluyoruz. Açık olan browser ve uygulamaların ne kadar kaynak tüketimi yaptığını görebiliyoruz.
Google Chrome adres çubuğuna about:cache yazıp enter tuşladığımızda google chrome ile ziyaret ettiğimiz sayfaların dosyalarını görebiliriz. Google Chrome ile ziyaret ettiğimiz web sitelerine ait resimler, javascript dosyalar, css dosyalar, swf animasyonlar, gif resim animasyonlar ve diğer dokümanlar önbelleğe alınır, ikinci kez ziyaret edildiğinde bu dosyalar ilgili siteden alınmayıp google chrome önbelleğinden alınır. Böylelikle ikinci kez ziyaretlerimizde sayfa açılışları hızlanmış olur. Sayfayı yenilediğinizde bu dokümanlar yenileri ile değişir.
Google Chrome gelişim aşamasında. Google Chrome ile gezinti yaparken gördüğümüz hataları Google'a bildirerek chrome'un gelişmesini sağlayabiliriz. Google Chrome'da bunu şöyle yapabiliriz. Adres çubuğunun yanında yer alan sayfa özellikleri butonuna tıklıyoruz. Seçeneklerin en altından 'Hata veya bozuk web sayfası bildir' seçeneğini tıklıyoruz. Aşağıdaki resimdeki pencere geliyor.
Sayfa başlığı: Bulunduğumuz sayfanın başlığı, Hata türü: Hata nasıl bir hata ise onu seçiyoruz, Sayfa urlsi: Butona tıkladığımız sayfanın urlsi otomatik olarak yazılıyor, Açıklama: Bu bölüme sayfa hatası ile ilgili geniş bilgi verebilirsiniz. Geçerli sayfanın ekran görüntüsünü gönder seçtiğimizde sayfanın resmi yetkililere gönderiliyor. Bu seçenek default olarak seçili oluyor.
Web sitelerinin kısa yollarını olağan şekilde bilgisayara kaydedebiliyoruz. Bu kısa yola tıkladığımızda bilgisayarınızın standart kullanılan browserinde bu kısa yola ait web sitesi açılır. Google Chrome'un kısa yolu bu kısayoldan farklı. Chrome uygulama kısayolu için; açtığımız web sitesini adres çubuğunun altında bulunan sayfa ayarları simgesine tıklıyoruz. Google gears başlıklı bir kutu açılıyor. Pencerede;
Kısayolları aşağıdaki konumlarda oluştur: Masaüstü Başlat menüsü Hızlı başlat çubuğu
seçenekleri mevcut istediğimiz seçimi yapıp tamam diyoruz. Masaüstü seçtiysek masaüstümüze bulunduğumuz web sayfasının kısayolu ekleniyor. Bu kısa yola tıkladığımızda bilgisayarımızda yüklü programların açılışı gibi bir açılış oluyor. Web sitesi (sayfası) program şeklinde açılıyor.
Google Chrome ile gezdiğiniz site ve sayfaların bilgileri tarama geçmişinde tutulur. Bu sayede hangi tarih de nereler gezilmiş görebilirsiniz. Bu tutulan bilgileri istediğiniz gün olmak üzere silebilirsiniz.
- Ziyaret ettiğiniz web sayfalarının URL'leri Geçmiş sayfasından - Bu web sayfalarının önbelleğe alınmış metni - Küçük resimler için web sayfalarının anlık görüntüleri - Bu web sayfalarından getirilen IP adresleri
Bu sayfalar tarafından oluşturulan çerezleri veya indirme geçmişinizi temizlemez.
1. Araçlar menüsünü araçlar menüsü tıklayın. 2. Geçmiş'i seçin. 3. Temizlemek istediğiniz gün için en eski kayıt tarihine gidin ve sağdaki Şu gün için geçmişi sil bağlantısını tıklayın. Aşağıdaki resimde görüleceği üzere 'Bu sayfaları geçmişinizden silmek istediğinizden emin misiniz?' sorusu sorulacak. Tamam dediğimizde o güne ait bilgiler silinecektir.
Not: Varsayılan olarak, Google Chrome yalnızca son 24 saatte toplanan bilgileri temizler. Daha uzun bir döneme ait tarama bilgilerini temizlemek istiyorsanız, 'Şu döneme ait verileri temizle' açılan menüsünü kullanın. Tarama geçmişinizi tümüyle temizlemek için Her Şey seçeneğini işaretleyin. Şu döneme ait verileri temizle seçeneğinden herşey seçersek bütün günlerin bütün verileri silinir.
Nuri Bilge Ceylan (d. 1959, Istanbul) Türk yönetmen, senarist ve fotograf sanatçisi.
Bogaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisligi bölümünden mezun olduktan sonra Mimar Sinan Üniversitesi’nde iki yil sinema egitimi gördü. 1980'lerde kimi portfolyolari Gergedan gibi dönemin nitelikli kültür ve sanat dergilerinde yayinlanan Ceylan, yaptigi dört filmin de, yönetmenligini, senaristligini ve yapimciligini üstlendi. Sinemaya Koza adli kisa filmiyle adimini atan Ceylan bu filmiyle, Cannes Film Festivali'nin ilgili bölümüne katilma basarisini gösterdi. Ceylan 1997'de ilk uzun metrajli filmi olan ve basta Berlin Film Festivali olarak pek çok dünya festivalinde gösterilen üç bölümlü, otobiyografik ve pastoral Kasaba filmini, 1999 yilinda da bir ****-film olan ve ilk iki filmdeki otobiyografik izlegi sürdüren ve büyük basari kazanan Mayis Sikintisi'ni çekti. Film, Berlin Film Festivali'nin yarismali bölümünde gösterilmisti.
56. Cannes Film Festivali’nde yarisan ve favori filmler arasinda gösterilen Nuri Bilge Ceylan’in 2002 yapimli dram filmi Uzak, Altin Palmiye’den sonra festivalin ikinci önemli ödülü olan ‘Büyük Jüri Ödülü’nü (‘Grand Prix’) aldi. Filmde yalniz ve yabancilasmis iki kuzeni oynayan filmin basrol oyunculari Muzaffer Özdemir ve bir trafik kazasinda ölen Mehmet Emin Toprak da ‘En Iyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü paylasarak Türk sinema tarihinin en parlak basarilarindan birine imza attilar.
Ceylan'in dördüncü uzun metraji Iklimler, 2006 Cannes Film Festivali'nin yarismali bölümüne kabul edildi. Ceylan'in bugüne kadar çektigi en büyük bütçeli eser olan film, dijital görüntü teknolojisiyle kotarildi ve görüntü yönetmenligini Ceylan'in kendisinin üstlenmedigi ilk Nuri Bilge Ceylan filmi oldu. Filmin bir diger önemli özelligi ise, Nuri Bilge Ceylan'in bu kez kamera önüne de geçerek, esi Ebru Ceylan'la basrolleri paylasmis olmasidir.
Ödülleri
14.Ankara Film Festivali, 2002En Iyi Film.................................Uzak
En Iyi Yönetmen.......................Uzak
En Iyi Görüntü Yönetmeni.........Uzak
En Iyi Kurgu..............................Uzak
36.Antalya Film Senligi, 1999
En Iyi Yönetmen ......................Mayis Sikintisi
Dr. Avni Tolunay Özel Ödülü.....Mayis Sikintisi
39.Antalya Film Senligi, 2002
En Iyi Yönetmen ......................Uzak
En Iyi Film ................................Uzak
En Iyi Senaryo .........................Uzak
43.Antalya Film Senligi, 2006
En Iyi Yönetmen .......................Iklimler
Bangkok Film Festivali, 2001
En Iyi Senaryo .........................Mayis Sikintisi
Berlin Film Festivali, 1998
Caligari Ödülü ..........................Kasaba
Beyrut Film Festivali, 2001
En Iyi Yönetmen .......................Mayis Sikintisi
Beyrut Film Festivali, 2003
En Iyi Film ................................Uzak
En Iyi Senaryo .........................Uzak
Buenos Aires Uluslararasi Film Festivali, 2001
En Iyi Yönetmen .......................Mayis Sikintisi
56.Cannes Film Festivali, 2003
Büyük Jüri Ödülü ......................Uzak
59.Cannes Film Festivali, 2006
FIBRESCI Ödülü .......................Iklimler
39.Chicago Uluslararasi Film Festivali, 2003
En Iyi 2. Film ............................Uzak
Cinemanila Film Festivali, 2003
Büyük Ödül ..............................Uzak
Cinemaya Film Festivali, 2003
En Iyi Film .................................Uzak
Cologne Film Festivali, 1999
En Iyi Görüntü Yönetmeni ........Kasaba
Iskenderiye Film Festivali, 2000
En Iyi Kurgu ...........................Mayis Sikintisi
22.Istanbul Film Festivali, 2003
Dr. Nejat F. Eczacibasi Vakfi Yilin
En Iyi Türk Yönetmeni .............Uzak
En Iyi Film ..............................Uzak
FIPRESCI Ödülü ......................Uzak
Mexico City Film Festivali, 2004
En Iyi Görüntü Yönetmeni ........Uzak
En Iyi Yönetmen .....................Uzak
25.Montpellier Film Festivali, 2003
Altin Antigone ............................Uzak
Elestirmenler Birligi Ödülü ..........Uzak
Nantes Film Festivali, 1998
Jüri Özel Ödülü ..........................Kasaba
13.Orhan Ariburnu Ödülleri, 2002
En Iyi Film .................................Uzak
En Iyi Yönetmen .......................Uzak
21.Siyad Türk Sinemasi Ödülleri, 1999
En Iyi Yönetmen .......................Mayis Sikintisi
24.Siyad Türk Sinemasi Ödülleri, 2002
En Iyi Görüntü Yönetmeni ........Uzak
En Iyi Yönetmen .......................Uzak
En Iyi Film .................................Uzak
Tokyo Film Senligi, 1998
Gümüs Ödül .............................Kasaba
16.Trieste Film Festivali, 2004
En Iyi Film ................................Uzak
Koza (1995)
Yönetmen : Nuri Bilge Ceylan Yapimci : Nuri Bilge Ceylan Lütfü Özalay Senaryo yazari : Nuri Bilge Ceylan Oyuncular : Mehmet Emin Ceylan,Fatma Ceylan,Turgut Toprak Görüntü yönetmeni : Nuri Bilge Ceylan Kurgu : Yusuf Aldirmaz Nuri Bilge Ceylan Yapim yili, ülkesi : 1995, Türkiye Yapim sirketi : TRT, NBC Film Süre : 20 dakika Dil : Türkçe Cins : Kisa film
Konusu: Iki insanin birbirinden ayri gelisen, bir ara evlilikle birlesen ve sonra ayrilmis olan yollarinin görsel anlatimi. Duragan görüntüler esliginde ilerleyen diyalogsuz bir kisa filmdir.
Yönetmen : Nuri Bilge Ceylan Yapimci : Nuri Bilge Ceylan Senaryo yazari : Nuri Bilge Ceylan Oyuncular : Mehmet Emin Toprak,Mehmet Emin Ceylan,Fatma Ceylan Görüntü yönetmeni : Nuri Bilge Ceylan Kurgu : Ayhan Ergürsel Yapim yili, ülkesi : 1997,Türkiye Yapim sirketi : NBC Film Süre : 82 dakika Dil : Türkçe Tür : Dram - Psikolojik
Konusu: Kasaba, 1970`li yillarin tipik bir Anadolu kasabasinda geçen film üç kusagi bünyesinde barindiran dogayla birlikte yasayan bir ailenin hayatini çocuklarin gözünden anlatmaktadir film. Uzun planlari, agir ilerleyen temposuyla kasaba hayatini insanlarin gözüne Tarkovsky çarpiciligina benzer bir sekilde sunuyor.
Yönetmen : Nuri Bilge Ceylan Yapimci : Nuri Bilge Ceylan Senaryo yazari : Nuri Bilge Ceylan Oyuncular : Fatma Ceylan,Mehmet Emin Ceylan,Muzaffer Özdemir Görüntü yönetmeni : Nuri Bilge Ceylan Kurgu : Nuri Bilge Ceylan Ayhan Ergürsel Film müzikleri : Ismail Karadas Yapim yili, ülkesi : 1999, Türkiye Yapim sirketi : NBC Film Süre : 130 dakika Dil : Türkçe Cins : Sinema filmi Tür : Dram
Konusu: Muzaffer, bir bahar günü çocuklugunu geçirdigi Çanakkale`nin Yenice kasabasina geri döner. Kendince hayatini sürdüren kasaba, burada film çekmeyi kafasina koymus Muzaffer`in gelisiyle tedirgin olur. Nuri Bilge Ceylan`in bol ödül toplayan bu yalin filmi, izleyiciyi de kendi atmosferine katmayi basariyor.
Yönetmen : Nuri Bilge Ceylan Yapimci : Nuri Bilge Ceylan Senaryo yazari : Nuri Bilge Ceylan Oyuncular : Mehmet Emin Toprak,Muzaffer Özdemir,Zuhal Gencer,Nazan Kirilmis,Feridun Koc,Fatma Ceylan Görüntü yönetmeni : Nuri Bilge Ceylan Kurgu : Nuri Bilge Ceylan Ayhan Ergürsel Yapim yili, ülkesi : 2002, Türkiye Yapim sirketi : NBC Film Süre : 110 dakika Dil : Türkçe Cins : Sinema filmi Tür : Dram
Konusu: Hayallerini gerçeklestirmek için Istanbul`a gelen Yusuf, uzaklara gitmeyi düsleyen fotografçi akrabasi Mahmut`un yanina yerlesir. Mahmut ise Yusuf`u hos karsilamamistir.. Gene sevdigi oyuncularla çalisan Nuri Bilge Ceylan, bu filmiyle Cannes Film Festivali dahil olmak üzere birçok festivalden ödülle dönmüs, adini genis kitlelere duyurmustu.